(3402 S. K. m. 14)
Dava: Mustafa ile Hazine ve E Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Y Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 18.12.2003 gün ve 52/95 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, tespitten önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak 166 ada 37 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu yerin mer'a olduğunu belirtmek suretiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamıştır. Mahkemece, uyulan Yargıtay bozma ilamı uyarınca yapılan araştırma ve inceleme sonucu kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
166 ada 37 parsel Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Mülkiyetin aktarılmasına ilişkin bu tür uyuşmazlıklarda davanın kayıt malikine karşı açılması yeterli olup, ayrıca köyün dava edilmesine gerek bulunmamaktadır. Köy hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Dava konusu 166 ada 37 parsel zeytinlik ve çalılık niteliğiyle 20.05.1996 tarihinde Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, tespitten önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, yerel bilirkişi ve tanıklar tespit tarihine kadar davacının 20 yıldan fazla süre ile zilyet olduğunu bildirmesi üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilebilmesi için kanunda belirtilen diğer kazanma koşulları yanında taşınmazın niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Davanın kabulüne ilişkin önceki hüküm, Hazinenin temyizi üzerine taşınmazın meradan elde edilen veya orman sayılan bir yer olup olmadığının araştırılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Uyulan bozma ilamı uyarınca dinlenen ormancı bilirkişi % 50-100 meyilli bulunan taşınmazın sığ, çakıllı, hafif bünyeli, yer yer kayalık yapısına sahip olduğu, palamut meşesi, saçlı meşe, kermes meşesi, yabani zeytin, menengiç, alt tabakada da sistus ve tek yıllık otsu bitki örtüsüyle kaplı olduğu, üzerinde toprağa dönük herhangi bir iyileştirme çalışmasının yapılmadığı, ziraatçı uzman bilirkişi de taşınmazın eğimi az olan kısımları üzerindeki çalıların temizlenmesi suretiyle tarla olarak kullanılabileceği açıklanmıştır. Uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen rapordaki açıklamalara göre dava konusu parselin tarım arazisi olarak kullanılmaya elverişli bir yer olmadığı anlaşılmaktadır. Taşınmazın niteliği gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA 02.07.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy