(4721 S. K. m. 644, 677, 701, 703) (743 S. K. m. 584/a, 612, 631)
Dava: Ayşe Aslan ve müşterekleri ile Murat Aslan ve Nihat Aslan aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Bozkurt-Kastamonu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.06.2004 gün ve 12/43 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 198 ada 2 nolu parselin kadastrosunun 14.07.1993 tarihinde yapıldığını, paydaşlardan Münevver Aslan'ın 07.02.1980 tarih 74, Nihat'ın ise 15.01.1974 tarih 45 yevmiye nolu Noter senedi ile vekil edenlerinin murisi Rıfat tarafından paylarının satın alındığını, diğer paydaş davalı Murat'ın taşınmazda ¼ payı bulunduğunu belirterek davacıların babalarından gelen pay ile satın alınan Münevver ve Nihat'a ait payları da dahil olmak üzere toplam 3/4 payın iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Murat Aslan, 14.10.2003 tarihli dilekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Nihat Aslan, sadece evdeki payını sattığını, arsa ve bahçedeki payını satmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satın alınan tapudaki miras paylarının iptal ve tesciline ilişkin bulunmaktadır.
Davacılar vekili, paydaşlardan Nihat ve Münevver'in paylarının davacıların miras bırakanı tarafından satın alındığını, buna karşın kadastro sırasında satıcılar adına paylı olarak tespit ve tescil edildiğini belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Uyuşmazlık konusu 198 ada 2 nolu parsel 14.07.1993 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında ortak miras bırakan Mehmet'in mirasçıları Münevver, Murat, Nihat ve Rıfat Aslan adına verasetten iştirak şeklinde tespiti yapılmıştır. Kadastro tutanağının kesinleşmesi ile adı geçenler adına tapu oluşmuştur. Kadastro tutanağının beyanlar hanesinde üzerindeki iki katlı ahşap ev Mehmet oğlu Murat Aslan ile Mustafa kızı Ayşe Aslan'a aittir. şerhi yer almaktadır. Mustafa kızı Ayşe ise, dosya kapsamına göre paydaş Rıfat'ın eşi olmaktadır. Mahkemece, Noterde yapılan sözleşmelerin sadece evle ilgili olduğunu, evin üzerinde bulunduğu arsa ile bir ilgisinin bulunmadığını, arsanın ve bahçenin tüm mirasçıların zilyetliğinde bulunduğunu, evin ise Ayşe ve Murat'a ait olduğu tapuda beyanlar hanesinden anlaşıldığını ve sözleşmelerin dava konusu yeri kapsamadığının belirlendiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmiştir. Yerinde yapılan keşifte dinlenen teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar; Münevver'in satışına ilişkin 07.02.1980 tarih ve 74, Nihat Aslan'ın satışıyla ilgili 15.01.1974 tarih ve 45 yevmiye nolu Noter senetlerinin, teknik bilirkişi Kani Hatipoğlu'nun dosyaya sunduğu 22.4.2004 günlü rapor ve krokisinde (a) harfi ile gösterilen 0550.26 m2lik taşınmaza uyduğunu, ev ve arsayı kapsadığını, ifade etmişlerdir. Kaldı ki, Noter senetlerinin kapsamından açıkça satışa konu yapılan yerin ev ve arsa ile ilgili olduğu belirtilmiştir. Bu bakımdan mahkemenin gösterdiği gerekçeye katılmak mümkün değildir. Davacılar tapuda paydaş bulunan Rıfat Aslan'ın mirasçılarıdır. Ev ve arsanın birlikte satıldığı dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları ile uygulanan Noter senetlerinin kapsamlarından anlaşıldığına göre, davalı Nihat Aslan'ın bu yöndeki savunmaları yerinde bulunmamaktadır. Münevver ve Nihat'ın davacıların murisine yaptığı satış ise; TMK. nun 677 (MK.612). maddesi anlamında miras payının devri niteliğindedir. Uyuşmazlık konusu taşınmaz elbirliği (verasetten iştirak) mülkiyet hükümlerine tabi olup, TMK. nun 701/son fıkrası uyarınca, elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Şu hale göre, elbirliği mülkiyet; TMK. nun 644 (MK. nun 584/a ) veya aynı Kanunun 703 (MK. nun 631). maddesi gereğince paylı mülkiyete dönüştürülmedikçe davacıların murisi Rıfat tarafından aR0550.26 m2lik yerden satın alınan ve kabulüne karar verilecek 2/4 pay oranında tapu kaydının iptali ile ifrazen veya paylı olarak davacılar adına tesciline karar verilmesi olanaklı değildir. Bu elbirliği mülkiyetinin doğurduğu yasal bir zorunluluktur. O halde, iptal ve tescile karar verebilmek için, öncelikle az önce açıklanan TMK. nun ilgili hükümleri uyarınca elbirliği mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştürülmesi konusunda dava açmak üzere taraflara süre ve imkan tanınması, bunun gerçekleşmesi durumunda 3194 sayılı İmar Kanunu ve buna bağlı yönetmelik hükümleri uyarınca ifrazının da olanaklı olmaması halinde paylı mülkiyet şeklinde iptal ve tescile karar verilmesinin düşünülmesi, aksi halde kanundan doğan bu yasal zorunluluk ve devredilen miras payları gözetilerek, dava konusu 198 ada 2 parselden, teknik bilirkişinin krokisinde (a) harfi ile işaretlediği 0550.26 m2'lik taşınmaz bölümünde; satıcı Münevver ve Nihat'a ait payların; satın alan Rıfat mirasçıları bulunan davacılara ait olduğunun, böylece parselin bu kısmı üzerinde sadece Rıfat mirasçıları davacılar ile davalı Murat Aslan'ın, parselin (a) ile gösterilen 0550.26 m2 yer dışında kalan kısmı üzerinde ise; tapuda malik görülen tüm kişilerin paylarının bulunduğunun saptanmasına, Tapu Sicil Müdürlüğünde infaz (yapılacak işlem) sırasında, bu hususun esas alınmasına (gözönünde tutulmasına), şeklinde hüküm kurulması ve bu doğrultuda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 10.100.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy