(4721 S. K. m. 713) (1086 S. K. m. 366)
Dava: Rıza Yıldız ile Hazine ve Beylikova Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Beylikova Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.05.2004 gün ve 45/31 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı tespit dışı bırakılan taşınmazın, vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu taşınmazın, zilyetlik yoluyla kazanılamayacak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Belediye temsilcisi, taşınmazın niteliği belirlendikten sonra gerekli kararın verilmesini istemiştir.
Mahkemece, satın alma ve kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 12.04.2004 günlü krokide A harfi ile gösterilen 7200, B harfi ile gösterilen 18000 m2'lik bölümlerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan tapusuz taşınmazın TMK.nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir. Böyle bir yerin tapuya tesciline karar verilebilmesi için tespit dışı bırakılma tarihi ve niteliğinin belirlenmesi, somut olayın özelliği gözönünde tutularak gerekli araştırma ve incelemenin yapılması gerekir. Mahkemece taşınmazın hangi tarihte tespit dışı bırakıldığı ve niteliği araştırılmamıştır. Ziraatçı uzman bilirkişi dava konusu yerin göl ve bataklıktan kurutulma yoluyla elde edildiğini bildirmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın 5516 sayılı Bataklıkların Kurutulması ve Bundan Elde Edilecek Topraklar Hakkında Kanun ile 3621 sayılı Kıyı Kanunu hükümleri uyarınca araştırma ve inceleme yapılıp uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Dosya içeriğine göre, öncesi itibariyle göl ve bataklık niteliğinde bulunan bu yerin Beylikova Belediyesince kurutulup, 1971 tarihinde davacıya ve kardeşine satılıp devredildiği, o tarihten dava tarihine kadar tasarrufta bulunulduğu belirlenmiştir. Kurutma, doldurma ve satışa ilişkin belgeler getirtilip dosya arasına konulmamıştır. Bundan ayrı, taşınmazın bulunduğu yerde 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümleri uyarınca uygulama yapıldığı, Toprak Komisyonunca mer'a olarak tahsis edildiği bildirilmiştir. Tüm bu açıklamalar gözönünde tutularak, taşınmazın tespit dışı bırakılma tarihi ve niteliğinin Kadastro Müdürlüğünden sorulması, bu yöreye ait topoğrafik haritalar ile değişik cephelerden çekilmiş hava fotoğraflarının bulundukları yerlerden, kurutma ve doldurma yoluyla yapılan işlemler, kanal ve direnaja ve satışa ilişkin belgeler, ilişkin harita ve projelerin, Toprak Komisyonunca yapılan çalışmalar ve mer'a tahsisine ilişkin belgelerin bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması, ondan sonra yerel, teknik, jeolog, ziraatçı ve fotoğrafçı bilirkişiler aracılığıyla yerlerine uygulanması, bu belge ve uygulamalara göre taşınmazın öncesi itibariyle niteliği, HUMK.nun 366. maddesi hükmü gözönünde tutularak tescil konusu taşınmaz ve çevresinin resimlerinin çekilerek dosya arasına konulması, göl ve bataklık bir yer olup olmadığının belirlenmesi, böyle bir yer ise hangi tarihte kurutulduğu, kurutmayı yapan idare yönünden kazanılmış bir hakkın doğup doğmadığı, davacı ve kardeşine yapılan satış ve devrin geçerli bulunup bulunmadığının araştırılması, 5516 ve 3621 sayılı Kanunlar uyarınca bu tür yerlerin gerçek kişiler tarafından kazanılıp kazanılmayacağının tartışılıp değerlendirilmesi, uzman bilirkişilerden gerekçeli rapor alınması,tüm bu uygulamaların Yargıtay denetimi sırasında izlenebilmesi bakımından teknik bilirkişi tarafından krokisine işaret edilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy