(3402 S. K. m. 14, 17)
Cemal Demirel ile Hazine ve Hisarlıkaya Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Polatlı 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.06.2004 tarih ve 17/366 s. hükmün Yargıtayca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın 1977 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık vasfıyla tespit harici bırakıldığını, müvekkilinin 1970-1974 yılları arasında taşınmazı imar-ihya ettiğini, o tarihten beri zilyetliği altında bulunduğunu açıklayarak müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, imar planı içerisinde bulunduğunu, imar-ihya ve zilyetlik ile iktisap edilemeyeceğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 1895 parsel numarasıyla Hazine adına kayıtlı olan taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın yapılan keşif sırasında 1895 numaralı parsel içinde kaldığı fen memuru tarafından belirlenmiştir. 1895 parselin Hazine adına 25.06.1999 gününde ihdasen tapuya tescil edildiği dosya arasında bulunan tescil evraklarından ve tapu kaydından anlaşılmaktadır.
Davalı Hazine dava konusu taşınmazın imar planı kapsamı içerisinde kaldığını savunmuştur. Mahkemece davalı Hazinenin savunması üzerinde durulmamıştır. Dava konusu taşınmaz 1967 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık niteliğiyle tapulama harici bırakıldığına göre Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan böyle bir yerin öncelikle imar-ihya edilmesi, imar-ihya işlemleri tamamlandıktan sonra iktisabı sağlayacak zilyetlik süresinin dolması gerekir. 3402 s. Kadastro Kanununun 17/son maddesine göre; imar planı kapsamı içerisinde kalan taşınmazların imar-ihya yoluyla kazanılması mümkün değildir. Bu sebeple dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin davalı Hazine savunması göz önünde bulundurularak hangi idari birim içinde kaldığının belirlenmesi, bu yerin il, ilçe ve kasaba niteliğindeki belediyelik bir yer olup olmadığı üzerinde durulması, il, ilçe ve kasaba belediyesi hudutları içinde kalıyorsa imar planlarının yapılıp tamamlanıp tamamlanmadığının sorulması, tarihinin belirlenmesi, imar planı içine alındığı gün itibariyle dava konusu taşınmazın 3402 s. Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri hükümleri gereğince iktisabının mümkün olup olmadığı hususu üzerinde durulması gerekir.
Bundan ayrı, dava konusu taşınmazın niteliği gözönünde bulundurularak memleket haritalarından, hava fotoğraflarından ve topoğrafik haritalarından istifade edilerek taşınmazın hangi nitelikte bulunduğu üzerinde durulması, böyle bir yer üzerinde tarım faaliyetlerinin ne zaman başlayıp ve ne kadar bir sürede devam ettiğinin belirlenmesi gerekir. Bir arazinin kullanım süresi ve niteliğinin en uygun belirlenme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Mahkemece, yapılan keşiflerde hava fotoğraflarının mahallinde bilirkişiler marifetiyle uygulandığı açıklamış ise de, hava fotoğrafları dosyada bulunmamaktadır. Bu husus Yargıtay denetiminde incelenememektedir. Dosyada hava fotoğrafları bulunmamaktadır. Hava fotoğraflarının kadastrodan sonraki geçmiş yıllara ilişkin en az iki ayrı zamana ait olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için dava gününe göre 20-25 yıl öncesine ilişkin 1/20000 veya 1/25000 ölçekli stereskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereskop ile tetkiki gerektiği uzman öğretim üyelerinin görüşleridir. (Ankara Üniv.Ziraat Fak.Öğretim Üyesi Prof.Sadık Usta, Doç.Dr.Cihat Kütükün bu konudaki açıklamaları.) Dosyada bulunan Hazine vekilinin 03.02.2000 günlü dilekçesi ekindeki Kadastro Teknisyeni Kurban Çelik ile Harita Mühendisi Turan Malkoçun müşterek raporlarında aynen ... Harita Genel Komutanlığından temin edilen 1993 yılında çekilen hava fotoğraflarının köy paftalarına çakıştırılması sonucu dava açılan yerin 1993 yılında imar ve ihya edilmediği belgelerle belirlenmiştir... denilmektedir. Hazine vekilinin dilekçesi ekindeki bu bilgilere değer verilmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş: Yukarda izah edildiği gibi 3402 s. Yasanın 17/son maddesi hükümlerini göz önünde bulundurmak, dava konusu taşınmaz imar planı kapsamında ise, imar planı kapsamına alındığı tarihi belirlemek, öğretim üyesi seviyesinde Ziraat Fakültesi Toprak Bölümünden bir ziraat mühendisi ile bir harita veya kadastro mühendisi ve bir jeologdan oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi marifetiyle kadastrodan sonraki döneme ilişkin iki ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğraflarının getirtip yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırarak taşınmazın niteliğini, kullanım süresini, tarımsal faaliyete ne zaman başlanıldığını belirlemek olmalıdır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.11.2004 tarihide oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy