(3402 S. K. m. 12/3)
Dava: Hasret Çiçek ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Eskişehir 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 08.06.2004 gün ve 839/138 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile duruşmasız olarak incelenmesi Hazine vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.02.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz edenlerden davacı vekili Avukat Bekir Kaya Demirci ve Hazine vekili Avukat Faik Tanlık geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 1376 ada 25 ve 1313 ada 2 nolu parsellerin Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, esası davacı vekili, avukatlık ücretine ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetlik nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davacı vekilinin hükmün esasına ilişkin temyiz itirazları yönünden:
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, 25 nolu parsel yönünden davacının satıcısı Hüseyin Toraman tarafından Hazine aleyhine açılan tespite itiraz davasının reddine ilişkin Eskişehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesince Kadastro Mahkemesi sıfatıyla verilen 1958/882 E., 1959/154 K. sayılı ve 27.03.1959 günlü olup, 23.07.1959 tarihinde kesinleştiği anlaşılan hükmün eldeki davanın davacısı bakımından da kesin hüküm teşkil edeceğine, dava konusu yapılan 2 nolu parsele ait tutanak 06.11.1958 tarihinde, 25 nolu parsele ait tutanak ise tespite itiraz davası sonucu 23.07.1959 tarihinde kesinleşmiş olup eldeki dava ise kadastro tespitinden önceki hukuki sebebe dayanılarak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen on yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 17.11.2003 tarihinde açılmış olduğuna, anılan maddedeki on yıllık hak düşürücü sürenin olumsuz dava koşulu olması ve tüm def'i ve itirazlardan önce nazara alınması gerektiğine, yargılama bitinceye dek taraflarca ileri sürülebileceği gibi görevden ötürü hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulabileceğine göre mahkemece davanın bu nedenle reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün esasa ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Davalı Hazine vekilinin avukatlık ücretine ilişkin temyiz itirazları yönünden:
Davanın reddine karar verilmiş olması gözönünde tutularak dava konusu yerin dava dilekçesinde belirtilen ve itiraza uğramayan değeri üzerinden yargılama oturumlarında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazine yararına nisbi avukatlık ücreti tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde noksan avukatlık ücretinin hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL'nın temyiz edenlerden davacıdan alınmasına 15.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy