(3402 S. K. m. 20/C)
Dava: İ. Ö. ve müşterekleri ile Hazine ve Yaylabağı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair 06.05.2004 gün ve 133/105 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.02.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Avukat A. Saraçel ve karşı taraftan Hazine vekili Avukat F. Tanlık geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, vekil edenlerinin maliki olduğu 105 ada 45 parsele bitişik durumdaki 76 nolu parselin mera sınırlandırılmasının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Belediye Başkanlığı yargılama oturumlarına katılmamış, cevap ve delil bildirmemiştir.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetlik nedeniyle mera sınırlandırılmasının iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, satın alma, bağış ve eklemeli zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Uyuşmazlık konusu 76 nolu parsele ait kadastro tutanağında; 45 parsel ile bütün olarak 699 ve 707 tahrir nolu vergi kayıtları mükellefleri tarafından kullanılmakta iken 707 tahrir nolu vergi kaydının mükelleflerince 699 tahrir nolu vergi kaydının mükelleflerine satıldığı, 1970, 1980 ve 1990 yıllarındaki satış ve bağışlar sonucu İsmail, Osman ve Ahmet Ö. zilyetliğinde ise de 699 tahrir nolu vergi kaydının kuzey sınırını mera okuması ve miktarı ile geçerli olması nedeniyle 45 parselin miktar fazlası olarak köy orta malı mera vasfı ile 16.6.1997 tarihinde sınırlandırıldığı, tespitin 3.6.1999 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, davacıların dedeleri adına olan 699 tahrir nolu vergi kaydının (707 tahrir nolu vergi kaydı ile birlikte) miktarı kadar yerin dava dışı 45 parsel ile davacılara verilmiş olmasına, sözü edilen 699 tahrir nolu vergi kaydına konu yerle ilgili olup davacı tarafça dayanak yapılan 30.5.1980 tarihli satış senedinin kuzey sınırını mera okumasına ve kuzey sınırında yoldan sonra yer alan 111 ada 1 parselin ise eylemli mera durumunda bulunmasına, davacı tarafça bu yer ile kuzey sınırındaki mera arasında kadim yol olduğu ileri sürülmüş ise de, bu yolun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/C bendinin 2. cümlesinde belirtilen sabit ve değişmez bir yol niteliğinde olmadığının anlaşılmış olmasına, ziraatçı uzman bilirkişinin 20.4.2004 günlü raporunda sonuç olarak dava konusu yerin ağır killi, kıraç, tuzlu toprak yapısında olup bu nedenle üzerinde rantabl tarım yapılmasının çok zor ve masraflı olduğu gerekçeli olarak belirtilmiş bulunduğuna, dosya içeriği ve toplanan deliller ile kazanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmış olduğuna göre mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL. nın temyiz edenden alınmasına 22.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy