(1086 S. K. m. 388, 389)
Mehmet Altay ile Karadiğin Belediye Başkanlığı ve Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Konya 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.09.2004 tarih ve 177/426 s. hükmün Yargıtayca tetkiki Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, kendisine ilişkin köy civarı mevkiinde bulunan tahmini dört dönüm kıraç tarlasının kadastro çalışmaları sırasında mera olarak 146 ada 45 parselin içinde gösterilerek sınırlandırıldığını, ayrıca 146 ada 61 parselin ise kadastro bilirkişilerinin yanlış beyanları sonucu Hazine adına tesbit gördüğünü açıklayarak 146 ada 45 parselin dört dönümlük kısmının ve yine 146 ada 61 parselin tamamının tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı Karadiğin Belediye Başkanlığı davaya cevap vermemiştir.
Dava konusu 146 ada 45 parsel, 248.100 m2 yüzölçümündedir. Kadastro çalışmaları sırasında Karadiğin köy halkının hayvanlarını otlatmak amacıyla kullandığı köy merası olduğundan 8.8.1996 gününde mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı bu taşınmaz içinde 6506,21 m2 yüzölçümündeki bir kısmın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemektedir. İptali istenen kısmın doğu hududunda da 146 ada 78 parsel numaralı mera bulunmaktadır. Dava konusu taşınmaz mera kapsamı içinde ve çevresinde de başka mera parselleri bulunduğuna göre usulüne uygun bir şekilde mera araştırması yapılması gerekir. Kadim mera araştırması, komşu köylerden gösterilecek mahalli bilirkişi ve tanıkların dinlenilmesi suretiyle yapılır. Mahkemenin dinlediği tanık ve bilirkişiler aynı köydendir. Her ne kadar dava konusu taşınmazın Karadiğin kasabası belediye hudutları içinde bulunduğundan bahisle dava açılmış ise de, tutanakların kesinleştiği 28.7.1997 gününde taşınmazın Karadiğin köyü hudutları içinde bulunduğu sabittir. Taşınmazın bulunduğu yerin belediye hudutları içerisine alındığı hususunda dosyada bilgi bulunmamaktadır. Mahkemece yapılacak iş: Taşınmazın Karadiğin Belediyesi hudutları içinde olup olmadığını, hangi tarihte belediye teşkilatının kurulduğunu belirlemek, halen taşınmaz köy hudutları içinde ise komşu köylerden gösterilecek mahalli bilirkişi ve tanıkları dinlemek olmalıdır. Ziraat bilirkişisinin raporu da hüküm vermeye yeterli değildir. Ziraat mühendisi bilirkişi dava konusu her iki parseli birlikte değerlendirerek rapor vermiştir. Bilirkişi taşınmazın merayla ilgisinin olmadığını raporunda açıklarken, dava konusu edilen yerin doğusunda bulunan 78 ve batısında bulunan 45 numaralı parsellerin mera parselleri olduğunu gözden kaçırmış, dava konusu yerin her iki parselle aynı özellikleri taşıyıp taşımadığı hususları üzerinde durmamış, usulüne uygun bir şekilde mera incelemesi yapmamıştır. Bu hususta yeniden tayin edilecek uzman ziraat yüksek mühendisi marifetiyle taşınmazın niteliği üzerinde durulmalı, hüküm vermeye yeterli tam kanaat uyandıracak rapor alınmalıdır.
Dava konusu 61 numaralı parselin hududunda dere bulunduğu fen memuru bilirkişi raporundan ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Bu dere paftaya göre güneyden kuzeye doğru akmaktadır. Taşınmazın dere yatağında bulunup bulunmadığı, dereden kazanılıp kazanılmadığı uzman jeolog bilirkişi marifetiyle tesbit edilmelidir. Fen memuru bilirkişinin krokisi hüküm vermeye yeterli değildir. Hükmün infaz sırasında tereddüt uyandıracak niteliktedir. Net bir şekilde taşınmazın kuzey ve güney hudutları ve alanı görülememektedir. Bu haliyle hüküm ve dayanağı kroki denetimden uzaktır. HUMK. nun 388/son ve 389. maddesi hükümleri göz önünde bulundurularak kroki düzenlettirilmeli ve tereddüte yer bırakılmayacak biçimde hüküm kurulmalıdır. Ayrıca davacı kendisine gönderilen ecrimisil ihbarnamesine karşı verdiği 22.9.1999 günlü cevap dilekçesinde taşınmazı kullanmadığını Mal Müdürlüğüne karşı bildirmiştir. Bu beyan üzerinde durulmalı, şahit ifadeleri buna göre değerlendirilmeli, toplanan delillere göre karar verilmelidir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile eksik incelemeye dayalı usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 29.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy