(4721 S. K. m. 713)
Dava: Durali Işık, müdahil davacı Özkan Işık ile Hazine ve Köprübaşı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Anamur Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.05.2004 gün ve 348/195 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı, müdahil davacı ve Hazine vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kadastroca tespit edilen 231 parselin doğusunda kalan tespit dışı bırakılan alanın vekil edeni tarafından imar-ihya edilerek 1969 yılından bu yana, aynı parselin batısında yer alan bölümü de Kahraman Gümüştekin'in ihya ederek tarım arazisi haline getirdiğini, 1975 yılında üzerine ev yaptığını, zilyetliğini bir süre sürdürdükten sonra 1986 yılında vekil edenine satıp devrettiğini açıklayarak sınırları belirtilen taşınmaz bölümlerinin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davaya katılan Özkan Işık vekili, tescili istenilen taşınmazın bir bölümünün vekil edenine davacı babası tarafından verilip devredildiğini, bu yerin vekil edeni adına bağımsız olarak tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, tescil konusu taşınmaz bölümlerinin taşlık ve tepelik niteliğinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu savunmuştur.
Mahkemece 06.05.2003 günlü krokide A harfi ile gösterilen 1579,41 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline, B harfi ile gösterilen bölüm hakkındaki tescil davası ile davaya katılanın isteğinin reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili, redde ilişkin bölümü ise davacı vekili ve davaya katılan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümleri ve çevresi 1968 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık niteliğiyle tespit dışı bırakılan yerlerdir. Davacı vekili, 231 parselin doğu ve batısında kalan bölümlerin tescilini istemiş ise de, paftada 231 parsel dava konusu taşınmaz bölümlerinin batısında yer almaktadır. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, krokide A harfi ile gösterilen bölümün davacı tarafından ihya edilen, üzerinde 1 adet ev bulunan ve B harfi ile gösterilen bölümün de Kahraman Gümüştekin'den satın ve devralınan ve tasarruf edilen yerler olduğu belirlenmiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, A harfi ile gösterilen dava konusu taşınmaz bölümünü davacının imar ihya ettiğini, B harfi ile gösterilen bölümde Kahraman Gümüştekin'in üzerine ev yaptığını, daha sonra davacıya satıp devrettiğini, davacının teraslama yapmak suretiyle kültür arazisi haline getirdiğini, üzerine ev yapmak suretiyle davaya katılan oğlu Özkan Işık'ı oturttuğunu, davaya katılanın dinletmiş olduğu tanıklar da Kahraman Gümüştekin'den alınan ev yeri ve dışında kalan boş bölümlerin davacı tarafından oğlu Özkan'a verildiğini ve Özkan'ın ev yapmak suretiyle zilyetliğini sürdürdüğünü, ziraatçı uzman bilirkişi, tescili istenilen taşınmaz bölümlerinin teraslaması yapılmış, sulu şartlarda tarım arazisi yapılan kültür arazisi olduğunu bildirmişlerdir. Mahkemece, krokide A harfi ile gösterilen bölüm üzerinde davacı yönünden kazanma koşullarının oluştuğu, taşınmazın bu bölümünün davacı adına tesciline, B harfi ile gösterilen bölüm hakkında davacı ile davaya katılan arasında çekişmenin çıktığı, davacının zilyetliğinin bulunmadığı, davaya katılanın da kazanmayı sağlayan zilyetliğinin geçmediği gerekçesiyle bu bölüm hakkındaki davanın da reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Krokide B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün davacının Kahraman isimli kişiden satın ve devraldığı, eklemeli yirmi yıldan fazla süreyle zilyetliğini sürdürdükten sonra, davaya katılana oturmak üzere verdiği yerel bilirkişi ve tanıklarca ifade edildiğine ve kazanma koşulları oluştuğuna göre, mülkiyeti davaya katılana devredilmiş ise onun adına davacı mülkiyeti kendisinde kalmak üzere davaya katılana geçici olarak devretmişse davacı adına tesciline karar verilmesi gerekir. Ayrıca A harfi ile gösterilen bölüm üzerinde kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmiş ise de, hangi tarafça dosyaya sunulduğu belirlenmeyen resimlere göre tescil konusu taşınmazların çevresi orman örtüsüyle kaplı meyilli arazi olduğu görülmüştür. Resimlerdeki bu görüntü ve belirlemeler gözönünde tutularak mahkemece, dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususu araştırılmamıştır.
Tescil konusu taşınmazlarla ilgili resimlerin hangi tarafça verildiğinin belirlenmesi, resimlerle belirlenen bitki örtüsü gözönünde tutularak TMK.nun 713/3. maddesi hükmü uyarınca davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi, yargılamaya geldiği takdirde savunma ve delillerinin alınması, bu yerde kesinleşmiş orman sınırlama çalışmaları yapılmış ise buna ait harita ve tutanakların, yapılmamış ise memleket haritası, amenajman planları, hava fotoğraflarının ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve mevcutsa dayanaklarının getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra yerel, teknik, ormancı ve fotoğrafçı bir bilirkişi aracılığıyla tespit konusu taşınmazlar başında keşif yapılması, dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, ormancı bilirkişiden gerekçeli rapor alınması, komşu parsellere ait belgelere göre dava konusu taşınmaz yönlerinin nasıl gösterildiğinin belirlenmesine çalışılması, HUMK.nun 366. maddesi hükmü uyarınca tescil konusu taşınmaz ve çevresini içine alacak resimlerinin çekilip hakimlikçe onaylanıp dosya arasına konulması, krokide B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü yönünden davacı ile davaya katılanın göstermiş oldukları tanıkların beyanlarına yeniden başvurulması, bu yerin hangi tarafça kazanıldığının araştırılıp belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davaya katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21,50 YTL peşin harcın istek halinde müdahil davacı ile davacıya ayrı ayrı iadesine 03.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy