(3402 S. K. m. 17) (6831 S. K. m. 1)
Dava: Hüseyin Sazaklıoğlu ve müşterekleri ile Hazine, Gökova Belediye Başkanlığı ve Orman İdaresi aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Ula Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.06.2004 gün ve 3/153 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine, Orman İdaresi ve Belediye vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, miras yoluyla intikal, imar - ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastroca tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, Orman Genel Müdürlüğü vekili ve Gökova Belediye Başkanlığı vekili dava konusu taşınmazın imar - ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılamayacak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlık alan olduğunu, davacıların yararına kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, 15.12.2003 günlü krokide A harfi ile gösterilen 1964.41 m2 yerin davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine, Orman Genel Müdürlüğü ve Gökova Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Müdürlüğünün karşılık yazısında dava konusu taşınmaz 1954 yılında kayalık niteliğiyle tespit dışı bırakıldığı bildirilmiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar davacıların miras bırakanı Salih'in taşınmaz üzerindeki delicelikleri imar ve ihya ederek zeytinlik haline getirdiğini, dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile mahsüldar zeytinlik olarak tasarrufta bulunduğunu bildirmişlerdir. Orman sınırlandırmasına ait harita ve tutanaklar ile ormancı bilirkişi raporundaki açıklamalara göre dava konusu taşınmaz 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırlama hattının dışında orman sayılmayan, ziraatçi uzman bilirkişinin düzenlemiş olduğu raporlarda da imar ve ihyası yapılmış, yer yer mevcut olan kayalıkların kültür arazisi olarak işlemesine engel olmadığını, zeytinlik olarak tasarruf edilen bir yer olduğunu bildirmişlerdir. Yapılan açıklamalara göre 6831 sayılı Orman Kanunun 1. maddesi uyarınca orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bir yerdir. Böyle bir yerdeki deliceliklerin aşılanması ihya sayılır. Somut olayda; ihya olgusu ve kazanma koşulları kanıtlanmıştır. Bu açıklamalar karşısında aşağıda belirtilen hususlar dışında davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi hükmü uyarınca ihya edilecek taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilmeyen yerlerden olması ve aynı maddenin son fıkrası hükmüne göre de, il, ilçe ve kasabaların imar planı kapsamında kalan yerlerden bulunmaması gerekir. Mahkemece bu hususlar araştırılmamıştır. Gerçekten taşınmaz kamu hizmetine tahsis edilen bir yer veya Belediye imar planı içerisinde kalan bir ise o takdirde imar - ihya yoluyla kazanılması mümkün olmaz. Bu açıklamalar gözönünde tutularak tescil konusu taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilip edilmediğinin Milli Emlak Müdürlüğünden, imar planı içerisinde kalan bir yer olup olmadığının Gökova Belediye Başkanlığından sorulması, imar planı içinde kalan bir yer ise plan içerisine alınma tarihine kadar kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının gözönünde tutulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine, Orman İdaresi ve Gökova Belediye Başkanlığı vekillerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 80.000.000.- lira peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden Belediye Başkanlığı ve Orman idaresine ayrı ayrı iadesine 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy