(4721 S. K. m. 713) (5226 S. K. m. 5) (2863 S. K. m. 11/1)
Selim K. ve müşterekleri ile Hazine ve Orman İşletme Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Fethiye 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.12.2003 gün ve 414/882 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 113 ada 50 parselin tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, uyulan Yargıtay bozma ilamı uyarınca yapılan araştırma ve inceleme sonunda yeniden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetlik nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, tespitten önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlar, mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu ve taşınmazın kazanılacak yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Orman İdaresi, bozma öncesi mahkemece verilen kararı temyiz etmediği gibi dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılmış bulunduğuna göre Orman İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteğinin REDDİNE,
Dava konusu 113 ada 50 parselin 30.05.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman sınırlandırma hattının dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu, bozmadan önce uzman bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi Cafer S. tarafından düzenlenen 21.05.2001 günlü raporda gerekçeli olarak açıklandığına göre davalı Hazine vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Önceki bozma kararında da işaret edildiği üzere; arkeolog bilirkişinin düzenlediği 20.09.2000 günlü raporda özet olarak, Hisar mevkiinde bulunan taşınmazın antik bir yerleşim alanını barındırmakta olduğu, üzerinde eski çağlarda yapılmış duvarlar dışında tapınak, mezar gibi yapıların görüldüğü ve bu nedenle 3.derece arkeolojik ve doğal sit alanı içerisinde bulunduğu açıklanmıştır. Davanın kabulüne ilişkin önceki hükmün Hazine temsilcisi tarafından temyizi üzerine 2863 sayılı Kanun hükümleri irdelenmek suretiyle araştırma ve inceleme yapılması gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevk edilmişti. Uyulan bozma kararı uyarınca yapılan inceleme sonucu taşınmazın kazanılacak yerlerden olduğu mahkemece benimsenmiş ise de, 27.07.2004 tarihinde yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5226 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 5. maddesi ile 2863 sayılı Kanunun 11. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan koruma alanları ibaresinden sonra gelmek üzere sit alanları ibaresi eklenmiştir. 11. maddeye yapılan bu ekleme ile korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunmaları yanında sit alanlarının da zilyetlik yoluyla kazanılması yasaklanmıştır. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hükmün kesinleşmemiş, görülmekte olan davalarda da gözönünde tutulması gerekmektedir. Hüküm tarihinden sonraki yasal düzenleme de nazara alınarak deliller takdir olunup değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 10, 10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden Orman Genel Müdürlüğüne iadesine, 13.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy