(2863 S. K. m. 3, 5, 6, 7) (4721 S. K. m. 715)
Dava: Yusuf Reşat Türkkan ile Hazine aralarındaki dava hakkında Bodrum 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.04.2003 tarih ve 133/136 sayılı hükmün Dairenin 04.12.2003 gün ve 6887/8047 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili tarafından Hazine aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne ilişkin hüküm davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairece bozulmuştu. Davacı vekili süresinde vermiş oldukları karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen nedenlerden ötürü bozma kararının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün onanmasını istemişlerdir.
Davacı vekili, tespitten önceki satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dava konusu parsele ait kadastro tutanağı ve bozma kararlarında açıklandığı üzere, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun kapsamında kalan yerlerden olduğunu açıklanarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davanın kabulüne ilişkin 30.09.1999 gün ve 614/597 esas ve karar sayılı hüküm Hazine vekilinin temyizi üzerine diğer bozma sebepleri yanında uyuşmazlık konusu taşınmazın 2863 sayılı Kanun hükümleri karşısında niteliğinin belirlenmesi gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevk edilmiştir. Bozma kararının içeriği karşısında somut olayda davacı taraf yararına doğmuş bir kazanılmış haktan söz edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen bu yöne ilişen itirazları yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Az öncede açıklandığı üzere; dava konusu taşınmaz 2863 sayılı Kanun kapsamında kalan yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Dosya arasında bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun kararlarına göre; yüzeyinde seramik kalıntısı bulunan dava konusu taşınmazın bir bölümü Telmesos (Dirmil- Gökçebey) Antik Kenti 1. derece arkeolojik sit alanında kalan bir yerdir. Dairemizin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun uygulamalarına göre, koşulları mevcut olduğu takdirde sit alanında kalan bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkündür. 2863 sayılı Kanunun 3. maddesinde tanımları yapılan kültür varlıkları, tabiat varlıkları, bunların koruma alanı ile sit alanları birlikte bir bütün oluşturur. Korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanları ve çevreleyen sit alanları arasında sıkı bir bağlılık bulunmaktadır. Nitelikleri 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde sayılan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının Devlet malı niteliğinde bulunduğu, aynı Kanunun 5. maddesinde vurgulanmış, 7. maddesinde de bunlarla ilgili yapılan tedbirler koruma kurulu ile tescil olunur denilmiştir. Anılan hükümler karşısında antik kent kapsamında kalan bölümün edinilmesi mümkün değildir. Taşınmazın bir bölümü antik kentin dışında kalan bir yer ise de, bölümün niteliği itibariyle kazanılması mümkün olmayan yerlerdendir. Dosya arasında bulunan Su Altı Arkeoloji Müzesi Müdürlüğünün 10.03.2003 günlü yazı ekinde gönderilen dava konusu taşınmaz ve çevresini kapsayan kazı ve sondaj çalışmalarını gösterir resimlere göre üzerinde kültür arazisi olarak hiç tasarruf edilmeyen, TMK. nun 715. maddesinde belirtilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu görülmüştür. Böyle bir yer 1863 sayılı Kanun kapsamına girmese dahi niteliği itibariyle de kazanılması mümkün değildir. Tüm bu açıklamalar karşısında Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin HUMK. nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve anılan kanunun 442. maddesi uyarınca takdiren 130.00 YTL para cezası ile aşağıda yazılı 22,90 YTL red harcının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazineye irad kaydına 17.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy