(4721 S. K. m. 706) (2644 S. K. m. 26) (818 S. K. m. 213) (3402 S. K. m. 13)
Dava: Sabite Bitirim ve Rabia Bilici ile Mahmut Bilici aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Uzunköprü Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 08.09.2004 gün ve 626/483 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.03.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden Rabia Bilici bizzat ve Sabite Bitirim vekili Avukat Bülent Kaçar geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili,156 ada 1 parselin miras bırakan Mehmet İsmail Bilici tarafından, tapu maliki davalıdan haricen sözlü olarak satın ve devralındığını, üzerine inşaat yapılması için noterde düzenlenen 15.7.1985 tarihli belge ile izin verildiğini, ancak sonradan tapuda devir yapılmadığını ileri sürerek tapunun iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, noterde düzenlenen senet ile satış işlemi yapılmadığını, sadece üzerine inşaat yapılması için izin verildiğini, tapulu taşınmazlarda harici satışın geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafın satın aldığı taşınmaz bölümünün ifrazının mümkün olmaması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
94.85 m2 yüzölçümlü 156 ada 1 parsel, 4.3.1974 tarihinde kesinleşen kadastro sonucunda davalı adına tapu siciline tescil edilmiştir. Davacı taraf sözlü satış sözleşmesine ve 15.7.1985 tarihinde noterde düzenlenen belgeye dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Dosya arasında bulunan Muvafakat başlıklı senette, davalı Mahmut Bilici, davacıların miras bırakanı olan Mehmet İsmail Bilici'nin 156 ada 1 parselin 28.50 m2'lik bölümüne inşaat yapmasına ve dilediği gibi tasarruf da bulunmasına izin vermiş, satıştan ve bedelden bahsedilmemiştir. Söz konusu senedi satış olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bundan ayrı; taşınmaz tapu dışı satışın yapıldığı 1985 yılında tapuda kayıtlıdır. TMK. nun 706, Tapu Kanunu'nun 26 ve BK.nun 213. maddeleri hükmüne göre, taşınmaz mülkiyet hakkının devrini hedef alan sözleşmenin geçerli olması için kanunun yetkili kıldığı Tapu Sicil Müdürü önünde böyle bir sözleşmeye taraf olanların rıza ve iradelerinin birleşmesi gerekir. Resmi şekilde yapılmamış olan temlikler mutlak butlan sebebi ile batıl olduğundan tapu dışı satışa dayanarak açılan tapu iptali yolu ile mülkiyetin aktarılmasını isteyen davanın dinlenme olanağı yoktur. Tapu dışı satış kadastro tespit ve tescilinden sonraki tarihi taşıdığından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesinin de somut olayda uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıdaki açıklamalar karşısında yerel mahkemenin gerekçesi yerinde değil ise de hüküm redde ilişkin olup, sonucu itibariyle doğru olduğundan davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL'nın temyiz edenden alınmasına, 29.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy