(4721 S. K. m. 683)
Dava: Cafer Kanmaz ile Kazancık Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Tekman Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 25.10.2004 gün ve 67/66 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı 2 parça taşınmaza davalı Köy Tüzel Kişiliğinin müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliğini temsilen yargılama oturumuna katılan ve cevap dilekçesi veren köy muhtarı, davacının dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazların bir kısmının köy mer'asına dahil olduğunu, Kaymakamlıkça men edildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, "davalı köy muhtarı ile davacının yaptığı açıklamalar karşısında, davalı Köy Tüzel Kişiliğinin herhangi bir müdahalesinin olmadığı, zilyetliğin ve kullanımın halen davacıda olduğu, dolayısıyla herhangi bir müdahalenin söz konusu olamayacağı, davacının bu davayı açmakta açıklanan nedenlerle hukuki yararı bulunmadığı" gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin önlenmesine ilişkin bulunmaktadır.
Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı 2 parça taşınmazı çayır olarak kullanmaktadır. Zilyetliği kendisine ait çayırlar ile birlikte köy mer'asından da bir kısım taşınmazları aynı şekilde kullandığı ileri sürülmektedir. Köy Tüzel Kişiliğinin 3091 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Kaymakamlığa başvurusu üzerine, yapılan idari soruşturma sonucu Tekman Kaymakamlığının 21.09.2004 gün İd.Ku.08/8 sayılı kararı ile davacı-mütecaviz Cafer Kanmaz'ın köy mer'asına tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle müdahalenin önlenmesine karar verilmiştir. Davacı; kendisine ait olduğunu iddia ettiği yerden Kaymakamlıkça men edildiğine göre, köy tüzel kişiliği ile davacı arasında "muarazanın" çıktığının kabulü gerekir. Öte yandan, davacı, men edilen taşınmaz bölümlerinin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğünden, dava açmakta hukuki yararı bulunduğu da açıktır. Uyuşmazlığın açıklanan bu durum karşısında TMK.nun 683. maddesi çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Bu bakımdan tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplandıktan sonra, keşif yapılmak suretiyle ortaya çıkacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekirken, tarafların sunduğu deliller kapsamında herhangi bir araştırma ve inceleme ile keşif yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 10,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy