(3402 S. K. m. 14)
Dava: Bayram Akça ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Çorum 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.10.2004 gün ve 147/393 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, satın alma ve eklemeli zilyetlik nedeniyle 106 ada 34 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, kayıt miktar fazlası olan dava konusu yerin kazanılamayacak yerlerden olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
8648 m2 yüzölçümlü dava konusu parsele ait kadastro tutanağında, aynı ada 24 parsele uygulanan 1937 tarih ve 233 tahrir numaralı vergi kaydının mezarlık ve tepe sınırını içermesi nedeniyle kayıt miktar fazlası olarak 21.4.2003 tarihinde Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir.
Yerel bilirkişi ve tanıklar davacı ve satıcılarının tespit tarihine kadar koşullarına uygun olarak 20 yıldan fazla süreyle tasarrufta bulunduğunu, hiçbir zaman mezarlık olarak ölü gömülen bir yer olmadığını bildirmişlerdir. Mezarlık ve tepe sınırı içeren davacının satıcısı, Bektaş Akça adına kayıtlı 1937 tarih 233 tahrir numaralı vergi kaydında yazılı miktar kadar yer davacı adına tespit edilmiştir. Paftaya göre dava konusu taşınmazın güneyindeki 23 ve batısından geçen yoldan sonra gelen 3 parsel mezarlık olarak tespit edilen yerlerdir. Yerel bilirkişi ve tanıklar 23 parselin taşlık, kayalık ve boş bir alan olduğunu, mezarlığın bu yerin güneyindeki 19 parsel olduğunu, dava konusu yerin de hiçbir zaman mezarlık olmadığını bildirmişlerdir. Kural olarak davacı, satıcısı adına kayıtlı bulunan vergi kaydındaki sınırlar ile bağlıdır. Vergi kaydında yazılı miktar kadar yer 24 parsel olarak tespit ve tescil edildiğine göre miktar fazlası olan dava konusu yerin sınırlarda nitelikleri yazılı yerlerden elde edildiğinin kabulü gerekir. Ne var ki somut olayda; dava konusu yerin hiçbir zaman mezarlık olarak kullanılan bir yer olmadığı belirlenmiş, güneyinde bulunan 28 parsele ait 1937 tarih 238 tahrir numaralı vergi kaydı dava konusu taşınmaz yönünü davacının satıcısı Bektaş Akça'yı göstermesi karşısında yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 27.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy