(1086 S. K. m. 428)
Abdullah Kaya ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Varto Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 02.06.2004 tarih ve 449/448 s. hükmün Yargıtay´ca tetkiki davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, 6 parsel kapsamında kalan vekil edenine ilişkin taşınmaz bölümüne ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 6 no.lu parselin tapu kaydının iptali ile davacı Abdullah Kaya adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu durumda bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Yargıtay bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar ve mahkemece de bozmada belirtilen esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapmak ve hüküm vermek yükümlülüğü doğar. Davanın kabulüne ait önceki hüküm Hazine temsilcisinin temyizi üzerine özet olarak Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmelikteki açıklamalar gözönünde tutularak taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığının araştırılıp belirlenmesi, bu sebeple komşu parsellere ilişkin kadastro tutanağı ve dayanak belgelerin getirtilip nazara alınması gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevk edilmişti. Belirtmelik ve revizyon gören dayanak belgelere göre dava konusu taşınmazın Haziran 1288 gün 3, 5, 10, 13, 64-70 numaralarıyla tapuya kayıtlı olduğu yazılıdır. Mahkemece dayanak tapu kaydı getirtilip buna göre taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı belirlenmeden hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Gün ve sayısı açıklanan tapu kayıtları ile komşu parsellere revizyon gören belgelerin eksiksiz olarak Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilerek dosya arasına konulması, gerekirse yerinde keşif yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaza uygulanması, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden bulunup bulunmadığının kesin olarak belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy