(3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 713/1)
Dava: Ali Baran ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kayseri 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.10.2004 gün ve 308/835 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan 106 ada 60 nolu parselin tapu kaydının kısmen iptali ile vekile edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazın mer'a olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, teknik bilirkişinin krokisinde B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkında davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/l ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 106 ada 60 nolu parselin kadastro tutanağı dosya içinde bulunmamakla birlikte, gelen tapu kaydına göre anılan parsel tapusu 31.12.1997 tarihinde hükmen Hazine adına oluşmuştur. Toplam miktarı 8.116.560.19 m2'dir. Üzerinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının isteği üzerine konulan kamulaştırma şerhi bulunmaktadır. Ayrıca aynı parselle ilgili açılmış bulunan dava dosyalarının bulunduğu konusunda tapu kaydında açıklamalar yer almaktadır. Mahkemece; bu hususlar üzerinde durulmadığı gibi bu konularda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Tapu kaydında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji İşleri Genel Müdürlüğünün 9.3.2000 tarih ve 4541 sayılı yazıları üzerine 2942 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca kamulaştırma şerhi yer aldığına göre, öncelikle uyuşmazlık konusu parselin herhangi bir kamu yararı için kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı, kamulaştırma işlemlerinin hangi aşamada olduğu, kesinleşip kesinleşmediği ve taşınmazın herhangi bir kamu kurum ve kuruluşuna tahsis edilip edilmediği hususları araştırılıp belirlenmelidir.
Öte yandan taşınmazın tapu kaydının hükmen oluştuğu anlaşıldığına göre tapu kaydının oluşumuna esas olan hüküm dosyası ile Tapu Sicil Müdürlüğünün tapu kaydı ile ilgili 22.3.2004 günlü 123/1778-2384 sayılı yazılarında yer alan Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesine ait dava dosyası ile aynı parselle ilgili olduğu anlaşılan Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ait dosyaların esası belirlendikten sonra anılan dosyalar getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulması ve dava konusu 106 ada 60 nolu parselin kadastro tutanağı ve ekleri bulundukları yerden getirilerek dosyaya eklenmesi gerekir.
Öte yandan Hazine savunmasında taşınmaz her ne kadar hali arazi niteliği ile tapuya bağlanmış ise de, öncesinin "mer'a" olduğu savunmasında bulunduğuna göre, öncelikle taşınmazın bulunduğu köye ait tahsisli ve kadim mer'a kayıtları ile haritalarının olup olmadığının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü, Tapu Sicil ve Özel İdare Müdürlüklerinden sorulması, varsa bu kayıt ve belgeler getirtilerek dosyaya eklenmesi, teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar, kamulaştırma yapılmış ise aynı şekilde kamulaştırmaya ilişkin harita ve belgeler getirtilerek teknik bilirkişiler vasıtasıyla keşifte uygulamasının yapılması, taşınmazın tahsisli ve kadim mer'a kayıtları ile kamulaştırma paftası kapsamında kalıp kalmadığının saptanması, şayet tahsisli ve kadim mer'a kayıtlarının dışında kalan bir yeri ise, bu takdirde taşınmazın savunulduğu gibi kadim mer'adan elde edilen yerlerden olup olmadığı hususu yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulması, yerel bilirkişi ve tanıkların mer'adan yararı bulunmayan komşu köyler halkı arasından seçilerek HUMK.nun 258 ve 259. maddeleri gereğince keşifte dinlenmeleri düşünülmelidir.
Bunun dışında 106 ada 60 nolu parsele komşu Emmiler köyüne ait 3075, 3076, 3077, 3078, 3080 ve 3335 nolu parsellere ait kadastro tutanak ve ekleri ile taşınmazın Dadağı köyü tarafında kalan aynı parsele komşu ada ve parseller mahkemece tespit edilerek ( 60 nolu parselin etrafında bulunan tüm parseller ) bu parsellere ait kadastro tutanak ve ekleri ile kadastro sırasında komşu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları var ise, bulundukları yerlerden getirtilerek dosyaya eklenmesi, az yukarıda açıklandığı şekilde teknik, yerel bilirkişiler ve tanıklar vasıtasıyla zemine uygulanması, taşınmaz yönünü ne gösterdikleri üzerinde durulması, teknik bilirkişiye krokisi üzerinde işaret ettirilmesinin sağlanması, uzman bilirkişi ziraat mühendisinden, 106 ada 60 nolu parsel ile çevresindeki araziler birlikte incelenerek taşınmazın niteliği konusunda gerekçeli rapor sunulmasının istenmesi, ondan sonra toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA 14.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy