(4721 S. K. m. 634, 931) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Adıgüzel Sivri ile Osman Aydoğan ve dahili davalı Mevlüt Aydoğan aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Hüyük Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.10.2003 tarih ve 51/177 s. hükmün Yargıtayca tetkiki davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, dava konusu 12440 numaralı parseli davalıdan 14.08.1994 gününde senetle satın ve zilyetliğini devraldığını, davalı kadastro sonucu tapuyu aldıktan sonra tarafına devir yapması gerekirken tapu kaydını devretmediğini açıklayarak tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili, satış senedindeki imzanın müvekkiline ilişkin olmadığını, dava konusu gayrimenkulün hükmen müvekkili adına 25.12.1998 gününde tapuya tescil edildiğini, davacının senede dayalı olarak bu davayı, müvekkilin taşınmazı 26.04.2001 günü Mevlüt Aydoğana satmasını müteakip açtığını, davacının kötü niyetli olduğunu, açmış olduğu davanın dinlenemeyeceğini bu sebeple davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, MK. nun 634, Borçlar Yasasının 213 ve Tapu Yasasının 26. maddesine göre; tapulu taşınmazların satışının resmi biçimde yapılması gerektiği açıklanarak, resmi biçimde düzenlenmeyen satış senedine istinaden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 12440 numaralı parselin kadastro çalışmaları sırasında 30.07.1984 gününde mera niteliğiyle köy hükmi şahsiyeti adına sınırlandırılması üzerine davalı Osman Aydoğanın Kadastro Komisyonuna yaptığı itirazın kabulü ile sınırlandırmanın iptaline, itirazda bulunan Osman Aydoğan adına tesciline karar verilmiştir. Hazinenin Hüyük Kadastro Mahkemesine açtığı tespite itiraz davasının reddine, tesbit gibi Osman Aydoğan adına tesciline karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay incelemesinden de geçerek 29.06.1998 gününde kesinleşmiştir. Kesinleşmeyi müteakip davalı Osman Aydoğan taşınmazı 26.04.2001 gününde oğlu Mevlüt Aydoğana tapuda satıp devretmiştir.
Davacıya davalı tarafından taşınmazın satışına ait senet 14.08.1994 tarihini taşımaktadır. Bu satış, köy hükmi şahsiyeti adına yapılan sınırlandırmadan sonra, tutanağın kesinleşmesinden önceki tarihi taşımaktadır. Satış tarihi itibariyle taşınmaz mahkemenin kabulünün aksine tapusuzdur. Dolayısıyla; dava konusu olayda MK. nun 634, Borçlar Yasasının 213. maddesinin uygulama yeri yoktur. Ayrıca, satış senedinin davalının savunmasının aksine davalının eli mahsulü olduğu da Adli Tıp Kurumunun raporu ile belirlenmiştir.
Belirlenen bu durum karşısında satış tarihi itibariyle tapusuz olan taşınmazın devri ile ilgili taraf delilleri toplanıp ve ayrıca 26.04.2001 gününde davalı Osmanın taşınmazı oğlu Mevlüte devri karşısında, MK. nun 931, (TMK.1023.) maddesi hükmü uyarınca iyi niyetli olup olmadığı hususu üzerinde durularak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekili Av. Mehmet Ağvazın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile eksik incelemeye dayalı usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 7.880.000.- TL. peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy