(4721 S. K. m. 981)
Dava: Veysel Kılıç ile Şuayip Tahmisoğlu aralarındaki zilyetliğin korunması davasının kabulüne dair Kartal 1. Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 05.11.2004 gün ve 1338/2558 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve davacı vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflara ait yerler arasında kalan 7 nolu parseldeki tapu tahsisli taşınmazın 80 m2'lik bölümünün Dursun Adıgüzel'den zilyetlik devir sözleşmesi ile satın alınmasına, bu yer üzerindeki müştemilatta Şerafettin Adıgüzel'in oturmasına izin verilmesine karşın davalının üçüncü şahsa satış göstermek suretiyle üzerine devralıp sahiplendiğini belirterek dava konusu yerin vekil edenine ait olduğunun tespitine, bu şekilde muarazanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, bu yerin zilyetliğinin Dursun Adıgüzel tarafından vekil edenine devredildiğini, 12 yıldır vekil edeni tarafından ev ve bahçe olarak kullanıldığını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının zilyetliğinin daha önce olduğu, bu itibarla davacı zilyetliğinin korunmaya değer bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetliğin korunması isteğine ilişkindir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, dava konusu yerle ilgili öncesinde 7 nolu parsel olup imar sonrası 557 parsel nosunu alan taşınmaza ait tapu kaydı getirtilmemekle birlikte, dosya içindeki tapu tahsis belgesinden Hazine adına kayıtlı olduğunun anlaşılmış olmasına, dosya içeriği ve toplanan delillerden öncelikli zilyetliğin yapılan satış ve devirle davacıya ait bulunduğunun belirlenmiş bulunmasına, mahkemece uyuşmazlık TMK. nun 981 ve devamı maddelerinde düzenlenen zilyetliğin korunması hükümleri çerçevesinde çözümlenmiş olduğuna göre mahkemece davacının üstün tutulan ve korunmaya değer bulunan zilyetliğine öncelik tanınmak suretiyle zilyetliğin korunmasına karar verilmesi doğru olduğu gibi mülkiyeti Hazineye ait bulunan böyle bir yer bakımından bu yerin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmemiş olmasında da herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,30 YTL'nın temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 24.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy