(4721 S. K. m. 713)
Dava: Yusuf Sefiloğlu ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Varto Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.05.2004 gün ve 181/213 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 33 nolu parsel kapsamında kalan kendilerine ait taşınmaz bölümlerine ilişkin tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetlik nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Yargıtay bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar ve mahkemece bozma kararında belirtilen esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapmak ve hüküm vermek yükümlülüğü ortaya çıkar. Davanın kısmen kabulüne ilişkin önceki hüküm davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine özet olarak Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmelikteki açıklamalar gözönünde tutularak taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığının araştırılıp belirlenmesi, bu nedenle komşu parsellere ait kadastro tutanağı ve dayanak belgelerin getirtilip nazara alınması gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevk edilmişti. Mahkemece bozma doğrultusunda dava konusu yapılan parsel ile komşu parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının 1960 yılı ve daha sonraki döneme ait kayıtları getirtilmiş, sözü edilen tapu kayıtları ilk tesis tarihlerinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde getirtilmemiştir. Gerek dava konusu yapılan parselin gerekse komşu parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının özellikle ilk tesis tarihlerinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde eksiksiz olarak Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, gerekirse keşif yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaza uygulanması, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden bulunup bulunmadığının kesin olarak belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy