(3402 S. K. m. 14, 17) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Deniz Ataç ile Hazine, Seyhan Belediye Başkanlığı ve Kabasakal Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Adana 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.12.2004 gün ve 403/1371 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ve Seyhan Belediye Başkanlığı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, imar - ihya, satın alma ve eklemeli 20 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastroca tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmaz bölümünün vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, orman sahasında kalan dava konusu yer üzerinde satıcının birkaç yıl süreyle tasarrufta bulunduğunu, kazanma koşullarının oluşmadığını, davalı Seyhan Belediye Başkanlığı vekili, imar planı kapsamında kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, 28.4.2003 günlü ve ekli 2.11.2004 rapor ve krokide A1 harfi ile gösterilen 11856 m2, B harfi ile gösterilen 17030 m2 ve C harfi ile gösterilen 3348 m2 taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya tesciline, A2 ve D harfi ile gösterilen yerler hakkındaki davanın reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümleri davalı Hazine vekili ile Seyhan Belediye Başkanlığı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazın TMK. nun 713/1. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddesi hükümleri uyarınca tescili isteğine ilişkindir. Kadastro Müdürlüğü'nün karşılık yazısı, komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve paftadaki açıklamalara göre dava konusu taşınmaz bölümleri 1957 - 1958 yıllarında taşlık ve dağlık niteliğiyle tespit dışı bırakılan yerlerdir.
Davacı vekili, dava konusu yerlerin satıcı Mustafa Öcal'ın 1968 - 1970 yıllarında imar ve ihya edilerek kültür arazisi haline getirildiğini, daha sonra vekil edenine satıp devrettiğini, dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süreyle tasarrufta bulunduğunu belirterek tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar satıcı Mustafa'nın 30 - 35 sene kadar önce imar ve ihyaya başladığını, 10 sene kadar süren bu olgunun tamamlandıktan sonra davacıya satıp devrettiğini, 20 yıldan fazla süreyle tasarrufta bulunduğunu, ormancı bilirkişi 26.11.2001 tarihinde kesinleşen sınırlama ve nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarma işlemlerine ilişkin haritanın dışında kalan, orman sayılmayan yerlerden olduğunu, ziraatçi uzman bilirkişi imar ve ihyası tamamlanmış taşınmazlar olduğunu açıklamaları üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava dilekçesindeki bilgiler, yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi raporundaki açıklamalara göre dava konusu taşınmaz Kabasakal köyü çalışma alanında bulunan yerlerdendir. Dava, köy tüzel kişiliği yanında Seyhan Belediye Başkanlığına da yöneltilmiştir. Taşınmaz bölümleri Belediye sınırları içinde kalan yerler ise, diğer kazanma koşulları yanında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesinde belirtilen olumsuz koşulunda göz önünde tutulması gerekir. Taşınmazın Belediye imar planı içinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Kadastro Müdürlüğünün 17.7.2002 günlü karşılık yazısında taşınmazın bulunduğu yerde 26.11.1998 tarihinde Seyhan Belediye Başkanlığınca imar uygulamasına tabi tutulduğu numaraları yazılı parsellerin oluştuğu bildirilmiş, Belediye Başkanlığının cevap layihasındaki bilgilere ve dosya arasındaki idari yargıca verilen karar örneklerine göre imar uygulamasının iptal edildiği anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar göz önünde tutularak taşınmazın Belediye imar planı kapsamında kalıp kalmadığının kesin olarak belirlenmesi, kalan bir yer ise geçerli imar planı bulunup bulunmadığı, imar planı mevcut ise imar planı içine alındığı tarihe kadar kazanma koşullarının oluşmadığının göz önünde tutulması gerekmektedir. Bundan ayrı bu tür uyuşmazlıklarda taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi bakımından komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanakları belgeler getirtilip göz önünde tutulması gerekir. Sınırında yer alan 83, 84, 111, 136 ve 211 parsellerin dayanakları olan vergi ve tapu kayıtları getirtilip göz önünde tutulmamıştır. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine ve Seyhan Belediye Başkanlığı vekillerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 200,00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz eden Belediye Başkanlığına iadesine 04.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy