(4721 S. K. m. 713, 715/2) (3402 S.K m. 14, 17)
Dava: Hasan Hüseyin Kamit ile Hazine ve Ayyuva Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Şuhut Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 02.12.2004 gün ve 59/486 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve hudutlarını yazdığı 9.000 m2 yüzölçümündeki bir parça taşınmazın olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın son 30 yıldır ekilip sürülmediğini, zilyetlik koşullarının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dinlenen mahalli bilirkişi ve şahitler, dava konusu taşınmazın Ayşe Pınarkaya'ya ait iken, ölümüyle kızı Hatice'ye kaldığını, Hatice'nin de bu yeri davacıya sattığını, davacı satın almadan önce, eski maliklerden Ayşe'nin zilyetliğinin 50 seneye ulaştığını, taşınmazın son 4-5 yıldır ekilip biçilmediğini ifade etmişlerdir. Keşif mahallinde hazır bulunan ziraat mühendisi bilirkişi ise taşınmazın, %10 meyilli, taşlı, yer yer toprağa gömülü büyük kayalar ihtiva ettiğini, toprak derinliğinin çok az olduğunu, üzerinde deve dikeni, ayrık, sütleğen, papatya ve çok az geven bitkisinin bulunduğunu, bitki örtüsü ve arazideki taşların görünümünden hareketle son 15-20 yıldır bu arazi üzerinde ziraat edilmediğini açıklamıştır. Ziraat mühendisi bilirkişinin raporunda da açıkladığı gibi dava konusu taşınmaz, taşlık ve yer yer kayalık bir yerdir. Kayalık olan kısımlarının TMK.nun 715/2 maddesine göre zilyetlikle iktisabı mümkün değildir. Taşlık ve çok az toprak ihtiva eden kısımların da ancak imar-ihya yoluyla kazanılması mümkündür. Taşınmaz üzerinde imar-ihya faaliyetlerine başlanıp tamamlandığı da ziraat mühendisi bilirkişi raporu karşısında söylenemez. Bu haliyle taşınmaz 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap edilemez. Taşınmazın niteliği bakımından çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlarla ilgili bilirkişi ziraat mühendisinden alınan rapora değer verilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken şahit sözlerine değer verilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.nun 428 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy