(1086 S. K. m. 163)
Dava: Meryem ile Asım aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Araban Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 30.10.1991 gün ve 23/132 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu 246, 256, 297, 313, 364, 389 ve 408 parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının verilen kesin mehile rağmen delillerini ibraz etmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece 01.05.1991 günlü yargılama oturumunda davacıya delillerini ibraz etmesi için verilen kesin mehil gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK.nun 163.maddesinde, tarafın kendisi ile ilgili ve kendisinin yapması gereken işlemi yerine getirmemesi halinde buna ilişkin hak düşer. Davacı dava dilekçesinde iptalini istediği tapu kayıtlarının parsel numaralarını bildirmiş, ayrıca tanık, bilirkişi ve keşif deliline de dayandığını açıklamıştır. İlgili tapu kayıtları, kadastro tutanakları ve dayanak belgelerin Tapu Sicil Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüklerinden getirtilmesi, yerel ve teknik bilirkişilerin belirlenmesi ve taşınmazların başında keşif yapılması, Hakimin yerine getireceği iş ve işlemlerden olup, bu konuda davacıya verilen kesin mehilin hiçbir gerektirici nedeni bulunmamaktadır.
Usule uygun olmayan ara kararının yerine getirilmemiş olması, davanın reddine neden olamaz. Mahkemece yukarıda açıklanan kayıt ve belgelerin eksiksiz getirtilip dosya arasına konulması, davacıya tanık deliline dayandığı nazara alınarak tanıklarının isim ve adreslerini bildirmesi ve keşif giderini yatırması için süre ve imkan tanınması, yerel ve teknik bilirkişilerin belirlenerek, taşınmazların başında keşif yapılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekmektedir.
Bundan ayrı, temyiz incelemesi sırasında, eksikten getirtilen tapu kayıtlarına göre, dava konusu taşınmazlardan bir kısmının satış ve intikallerle dava dışı üçünçü şahıslara devredildiği anlaşıldığından HUMK.nun 186. maddesi hükmü nazara alınarak, davanın açılmasından sonra tapuda devir işlemi yapılan dava konusu taşınmazlar yönünden davacıya seçimlik hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceğinin de gözönünde tutulması icabeder.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 3,24 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 14.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy