(3402 S. K. m. 15, 33) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Emine Karakulak ve müşterekleri ile Nurullah Karakulak aralarındaki elatmanın önlenilmesi ve ecrimisil davasının reddine dair Demirci Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.11.2004 gün ve 136/217 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.06.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Avukat Nalan Tuncer ve karşı taraftan Nurullah Karakulak geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, Köyiçi, Alaçalı ve Samanlık mevkiindeki toplam dört parça taşınmazın ortak miras bırakan Hüseyin Karakulak'tan kaldığını, taksim edilmediğini, davalının vekil edenlerinin yararlanmasına karşı koyduğunu belirterek elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Köyiçi mevkiindeki davacı Talip'e ait olan evde izni ile oturduğunu, kendi evinin yapımının bitmesinden sonra evden çıktığını, diğer taşınmazların ise taksim ile kendisine kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapuda sicilinde kayıtlı olmayan dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı Hüseyin Karakulak'tan kaldığında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yerel bilirkişi ve taraf tanıkları, Köyiçi mevkiinde bulunan evin miras bırakan tarafından sağlığında davacılardan Talip'e verildiğini bir süre Talip ile davalının evin değişik bölümlerinde birlikte oturduklarını, davalının kendi evinin yapımının bitmesinden sonra evden çıktığını belirtmişlerdir. Dosya kapsamına ve ifadelere göre davalı Nurullah Karakulak'ın evde rıza dışında oturduğu kanıtlanamadığından bu taşınmaza ilişkin ret kararında isabetsizlik bulunmadığından hükmün Köyiçi mevkiindeki ev'e ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Davacılar vekilinin Köyiçi, Alaçalı ve Samanlık mevkiindeki bahçe ve tarlalara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; TMK. nun 6. maddesine göre herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 33. maddesi yollaması ile uygulanacak olan aynı Kanunun 15. maddesi hükmüne göre, mirasçılar arasındaki taksim her türlü delille kanıtlanabilir.
Somut olayda, az yukarıda açıklanan yerel bilirkişi ve tanıklar ifadelerinde, tarafların davacı Talip'in evinde bir araya gelerek bahçe ve tarlaları taksim ettiklerini belirtmişler ise de, mirasçılar arasındaki anlaşmanın söz konusu taşınmazların başında yapılmaması nedeniyle taksim sınırlarını gösterememişlerdir. Davacı tanığı Mehmet Dönmez ise, tarafların anlaşamadıklarını belirtmiştir. Mirasçılar arasında yazılı taksim senedi bulunmamaktadır.
İfadelere ve dosya kapsamına göre, geçerli taksimin yapıldığı kanıtlanamamıştır. Davalı Nurullah, dava konusu taşınmazların taksim ile kendisine düştüğünü, tasarruf ettiği bölümlerde davacıların hakkının bulunmadığını ileri sürmekle davacıların yararlanmalarına karşı koymuştur. Tüm bu açıklamalar karşısında mahkemece, taksimin yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ev dışında kalan taşınmazlara ilişkin bölümünün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca takdir edilen 400 YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacılara verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 21.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy