(4721 S. K. m. 704/1, 705) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Rifat ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kayseri 4.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 03.02.2005 gün ve 1234/38 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı miras, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak dava konusu 197 ada 4 parselin tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş, yargılama sırasında taşınmazın baraj gölü altında kaldığını açıklayarak mülkiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz kadastro tutanağına göre, yapılan ilanlara rağmen kime ait olduğunun belirlenememesi nedeniyle Hazine adına 04.02.2002 tarihinde bağ niteliğiyle tespit edilmiştir. Bu tarih itibariyle taşınmazın bağ niteliğinde olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Teknik bilirkişinin krokisine esas aldığı orijinal paftaya göre de dava konusu taşınmazın çevresinde aynı nitelikte taşınmazların yer aldığı ve bağ niteliğiyle kadastro tespitlerinin yapıldığı, tespit dışı bırakılan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı anlaşılmaktadır.
Tescil konusu taşınmazın yargılama sırasında Yamula Barajı suları altında kaldığı belirlenmiştir. Su altında kalan bir yerin kural olarak, tesciline karar verilmez. Somut olayda, tescile karar verilmesi istenen taşınmazın bağ niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edildiği tarihe kadar davacı tarafından 20 yıldan fazla süreyle koşullarına uygun olarak tasarruf edildiğinin belirlenmesi ve paftaya göre çevresindeki taşınmazların da aynı nitelikte bulunması, tutanağın edinme sütununda sadece zilyedinin belirlenememesi sebebiyle tespitin Hazine adına yapıldığının anlaşılması, Hazine'nin de davaya verdiği cevapta taşınmazın bağ niteliğinde olmadığına dair herhangi bir savunmasının bulunmaması karşısında, davacının iddialarının taşınmazın niteliği bakımından doğru olduğu sonucuna varılmaktadır.
Ancak, TMK.nun 704/1.maddesine göre taşınmaz mülkiyetinin konusu arazilerdir. Dava konusu taşınmaz su altında bulunduğuna göre taşınmaz mülkiyetinin konusu olamaz ve yine TMK.nun 705. maddesine göre tapu kütüğüne tescili mümkün değildir. Bu gibi durumlarda tapu kaydının iptali ile tesciline karar verilemez. Verilecek karar mülkiyetin tespitine dair olmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy