(1086 S. K. m. 75, 179, 244) (4721 S. K. m. 683)
Dava: C. ile B. ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenilmesi davasının reddine dair Çamlıhemşin Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.12.2004 gün ve 30/59 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.06.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat M. ve karşı taraftan davalılar vekili A. geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar : Davacı vekili, miras bırakanı S.'dan intikal eden dava konusu taşınmaza davalıların yararlanmasına karşı koyduklarını belirterek, elatmalarının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, dava konusu taşınmazı 1939 yılında vekil edenlerinin miras bırakanının M. ailesinden satın ve devraldığını, taşınmaza zilyet olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalı tarafça satın ve devralındığı, zilyetliğinde bulundurdukları, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın reddine ilişkin önceki hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine dava konusu taşınmaz üzerinde geçen zilyetlik yönünden yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları arasındaki aykırılığın giderilmesi gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevk edilmiştir. Uyulan bozma ilamı uyarınca yerel bilirkişi ve taraf tanıkları yeniden dinlenilmek suretiyle bozmanın gereği yerine getirilmiş ise de, davacı vekili 28.12.2004 günlü yargılama oturumunda dava konusu taşınmazın miras bırakanları adına yazılı bulunan 1321 tarih ve 42 numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığını açıklayarak tapu kaydının getirtilip yerine uygulanmasını istemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin gösterdiği yeni delil kabul edilmeyerek davanın kanıtlanmamış olması nedeniyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava dilekçesinin kapsayacağı hususları düzenleyen HUMKnun 179. maddesinin 3.bendinde ... delillerinin nelerden ibaret olduğunun yazılması açıklanmıştır. Davacı, dava dilekçesinde vergi kaydı, tanık beyanı, bilirkişi incelemesi ve her türlü delile dayandığını bildirmiştir. Davacı vekilinin dayandığı ve ileri sürdüğü deliller bozmadan önce ve bozmadan sonra toplanarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Bunlardan ayrı davacı yargılamanın son oturumunda tapu deliline de dayanmıştır. Kural olarak taraflar delillerini hasretmedikçe yargılamanın her safhasında yeni delil gösterebilirler. Usulün 75. maddesinin 3. bendinde hakimin davanın her safhasında iki tarafın iddiaları hududu dahilinde olmak üzere kendilerini dinleyeceği ve lazım olan delillerin ibraz ve ikamesini emredeceği belirtilmiş, 244. maddesinde de yargılama bitinceye dek taraflardan her birinin hakimin kabulüne bağlı olmak üzere yeni delil gösterme isteğinde bulunabilecekleri belirtilmiştir. Dosya içeriğine göre somut olayda davacı taraf delillerini sınırlamamıştır. Hal böyle olunca; yargılamanın sürüncemede kalması amacına yönelik olmamak koşuluyla yeni delil gösterebilir. Yeni bir delilin gösterilmesi iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına da tabi değildir. Somut olayda, mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeden davacı vekilinin yargılamanın son oturumunda ileri sürmüş olduğu tapu delilinin kabulü yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden ve değerlendirmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve 13,50 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy