(4721 S. K. m. 599, 683, 984)
Dava: Meryem Kaya ve müşterekleri ile Mehmet Güven aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Antalya 1.Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 08.12.2004 gün ve 849/2580 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava konusu Hazine adına kayıtlı 533 numaralı parselin davalının da murisi olan, ortak muris Fatma Güven'in zilyetliğindeyken ölümüyle zilyetliğin müvekkillerine intikal ettiğini, davalı Mehmet'in tek başına taşınmaz üzerinde zilyetliği sürdürdüğünü açıklayıp zilyetliğe vaki müdahalenin men'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mehmet Güven, taşınmazın Fatma Güven'den kalmadığını, ormandan açarak zilyet olduğunu, halen taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edilmiş olduğunu, Hazineye ecrimisil ödediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, TMK. nun 984. maddesinde açıklanan iki aylık hak düşürücü sürenin geçirildiğinden bahisle zilyetliğin korunmasına ilişkin dava reddedilmiştir.
Dava konusu 533 parsel Hazine adına orman tahdit komisyonunca orman rejimi dışına çıkartıldığından bahisle tarla olarak Hazine adına yazılmış, zilyedinin ise Fevzi kızı Fatma Güven ile İbrahim oğlu Mehmet Güven olduğu, tutanağın edinme sütununda belirtilmiştir. Davacılar, Fatma Güven'in davalı Mehmet ile kendilerinin ortak murisi olduğunu ileri sürüp veraset belgesini dosyaya sunmuşlardır. Böylece davalı Mehmet'in zilyetliğinin muris Fatma'nın terekesi adına sürdürüldüğünü iddia etmiş olmaktadırlar. Bu haliyle dava miras yoluyla intikal eden zilyetliğe dayalı olarak açılmış bir dava olup, zilyetliğin korunmasına ilişkindir. TMK. nun 599. maddesinde mirasın açılmasıyla mirasçılar taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar. Hazine adına tapuda kayıtlı dava konusu yerin zilyetliğinin miras bırakan Fatma'nın ölümü ile mirasçılarına geçtiğine, davalının tek başına zilyetliği tüm mirasçılar adına geçmiş sayılacağından zilyetlik davalarının açılması için öngörülen sürelerin geçtiğinden bahsedilemez.
Mahkemece yapılacak iş, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan delilleri değerlendirmek ve bu arada taraflarca bildirilen şahitleri mahallinde yapılacak keşifte HUMK. nun 258 ve 259. maddelerine göre davet edip dinlemek ve sonucuna göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy