(4721 S. K. m. 713, 715) (1086 S. K. m. 366)
Engin A
ile Uğurlu Köyü Tüzel Kişiliği ve Hazine aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Akçakoca Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 04.06.2004 gün ve 77/223 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı yaklaşık 15 dönümlük yerin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, tescil konusu taşınmazın zilyetlik yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece 01.08.2003 günlü krokide yazılı taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, tescil konusu taşınmazın dava tarihine kadar davacı ve miras bırakanı tarafından 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği belirlendiğine, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunmayan kültür arazisi niteliğinde bulunduğu ziraatçı uzman bilirkişi tarafından açıklandığına göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu taşınmazın zilyetlik yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğunu bildirmiş, mahkemece savunma gözönünde tutularak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususu Orman İdaresinden sorulmuş, taşınmazın konumu belirlenemediği için ormanlık alanda kalıp kalmadığının bilinemediği cevabı verilmiştir. Bir yerin zilyetlik yoluyla edinilebilmesi için taşınmazın niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Bu hususun taraflarca ileri sürülsün veya sürülmesin mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir. Tescil konusu taşınmazın çevresinde ormanlık alanlar mevcut veya ormanlık bir yer ise TMK.nun 713/3.fıkrası gözönünde tutularak davanın Orman İdaresine yöneltilmesi, yargılamaya geldiği takdirde savunma ve delillerinin tespiti, taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa buna ait paftanın getirtilmesi, yerel ve teknik bilirkişi aracılığıyla taşınmaz başında keşif yapılması, taşınmazın konumu belirlenmek ve krokiye bağlanmak suretiyle Orman İdaresine müzekkere yazılarak bu yerde yetkili Orman Kadastro komisyonlarınca sınırlama çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa buna ait harita ve tutanakların, yapılmamışsa memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının getirtilmesi, yerinde yerel, teknik, ormancı ve fotoğrafçı bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, dava konusu yer ve çevresinin niteliğinin belirlenmesine esas olmak üzere HUMK.nun 366. maddesi hükmü uyarınca fotoğrafçı bilirkişi aracılığıyla resimlerinin çekilmesi, taşınmazın niteliği kesin olarak belirlendikten sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy