(4721 S. K. m. 713)
Dava: İhsan Eyigün ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ahlat Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.12.2004 gün ve 76/149 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 651 ada 50 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
4 hektar 1948 m2 yüz ölçüme sahip 651 ada 50 parselin kadastro tutanağında, 15.8.1977 gün ve 2 numaralı tapu kaydına dayanılarak 27.11.2002 tarihinde Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir. Dayanak tapu kaydı 4753 ve 5618 sayılı Kanunlar hükümleri uyarınca faaliyet gösteren 76 numaralı Toprak Komisyonu tarafından düzenlenen belirtmeye dayanılarak oluşturulmuş, 28.11.1962 tarihinde Hazine adına tescil edilmiş, Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 7.2.1977 gün, 1974/54 esas, 1977/17 karar sayılı hükmüyle 79 dönüm 552 m2' lik bölümünün iptaline, geriye kalan bölümün Hazine adına tesciline karar verilmiş, bu hükme dayanılarak 15.8.1977 tarihinde Hazine adına yeniden tapuya tescil edilmiştir. Dayanak tapu kaydının esası olan Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmelik ve yukarıda tarihi ve sayısı yazılı Ahlat Kadastro Mahkemesinin dava dosyası tüm aramalara rağmen bulunamamıştır. Bu tür uyuşmazlıklarda kazanmayı sağlayan zilyetliğin ve dayanak tapu kaydının oluşumuna esas olan belirtme tarihine kadar 20 yıldan fazla süreyle koşullarına uygun olarak kullanılmış olduğunun kanıtlanması gerekir.
Somut olayda; 1931 doğumlu tanık Sabri Bahar dava konusu taşınmazın kendisini bildiği tarihten bu yana davacının zilyetliğinde bulunduğunu bildirmiş ise de, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar davacı ve miras bırakan babasının bu yerdeki zilyetliğinin başlangıcı, süreci ve niteliği hakkında yeterli bilgi vermemişlerdir. Bu açıklamalar karşısında tanık Sabri'nin beyanları belirtmeden önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik bakımından yeterli değildir. Tüm bu açıklamalar karşısında dava kanıtlanmamış bulunduğuna göre reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA 05.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy