(4721 S. K. m. 713)
Dava: Kemal Akdoğan ile Hazine ve Boğucak Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Alaca Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.12.2004 gün ve 196/350 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, vekil edeni adına tespit ve tescil edilen 26 parselle bir bütün olan dava konusu taşınmazın bir bölümünün 122 ada 18 parsel içerisinde orta malı mer'a olarak sınırlandırıldığını açıklayarak bu yere ait sınırlandırmanın iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy temsilcisi yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın mer'a olarak sınırlandırıldığı, bu tür yerlerin kazanılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 77 hektar, 5.615 m2.yüzölçüme sahip 18 parselin kadastro tutanağında kadimden beri Soğucak köyü halkı tarafından hayvan otlatıldığı ve halen de bu şekilde kullanıldığı, etrafındaki parsellere ait vergi kayıtlarının bu yeri mer'a gösterdiği zemin itibariyle mer'a vasfında olduğunun muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine 3.8.1993 tarihinde orta malı mer'a olarak sınırlandırılmıştır.
Davacı vekili sınırlandırma tarihinden önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Bu tür uyuşmazlıklarda taşınmazın sınırlandırmadan önce mer'a niteliğinde olup olmadığı, mer'a olmayan bir yer ise kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Taşınmazın mer'a olarak sınırlandırılması davanın reddini gerektirmez. Sınırlandırmadan önceki niteliğine göre kazanılacak yerlerden olup da, kazanma koşulları kanıtlandığı taktirde böyle bir yerin iptal ve tesciline karar verilebilir. Somut olayda taşınmazın öncesi itibariyle mer'a olmadığı açıklanmış ise de, sınırlandırma tarihinden önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik kanıtlanamamıştır. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken mer'a niteliğiyle sınırlandırıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de, hüküm redde ilişkin olup sonucu itibariyle doğru olmaktadır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 05.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy