(4721 S. K. m. 1023)
Dava: Fernur ile Mehmet aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Ayvacık Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 24.11.2004 gün ve 157/429 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, vekil edeni adına tespit ve tescil edilen 517 ada 100 parselle bir bütün olan taşınmazın yaklaşık 400-500 m2'lik bölümünün davalıya ait aynı ada 99 parsel içerisinde tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, bu yere ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, çaplı yeri tapuda satın ve devralan davalının ediniminde kötü niyetinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 517 ada 99 parsele ait kadastro tutanağında, 20.12.1994 gün 7 numaralı tapu kaydı ile geldileri ve zilyetliğe dayanılarak 08.09.1997 tarihinde Faruk adına tespit ve tescil edilmiş, 02.06.2000 tarihinde tapudaki satış ve devriyle davalı Mehmet adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı vekili, vekil edenine ait taşınmazın bir bölümünün 99 parsel içerisinde tespit edildiğini açıklayarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar, taraf taşınmazları arasındaki ortak sınırın halen mevcut olan ark olduğunu bildirmişlerdir. Kadastroca taraf taşınmazları arasındaki ark gözönünde tutulmaksızın dava konusu yer davalıya ait 99 parsel içerisinde tespit edilmiştir. Toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın davacıya ait 100 parselin devamı olduğu kanıtlanmıştır. Az öncede açıklandığı üzere davalı tapudaki satışla dava konusu yeri edinmiştir.
TMK.nun 1023.maddesine göre, tapu kütüğündeki tescile iyi niyete dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak iktisap eden kimsenin bu iktisabı korunur. Anılan hüküm karşısında davalının ediniminde kötü niyetli olduğunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. 11.11.1991 gün ve 4/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında TMK.nun 931.maddesinde ( TMK.nun 1023 ) öngörülen iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle açılan tapu iptali davalarında, dava açma iradesinin kötü niyete dayalı olduğu iddiasını da taşıdığı benimsenmiştir. Somut olayda; davalının dava konusu taşınmazı ediniminde kötü niyetli olduğu kanıtlanamamıştır. Mahkemece bu gerekçeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 04.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy