(4721 S. K. m. 713)
Dava: C. Kardeşoğlu ile Hazine ve Kalecik Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Çermik Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.12.2004 gün ve 147/231 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı 7 kıta taşınmazın, vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, tescil konusu taşınmazların zilyetlikle edinilemeyecek Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davacının davasının reddine, dava konusu yerlerin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi hükmü uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 25.05.2004 günlü krokide belirtilen toplam 25.686 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline ve Deribistan ve İnigimuri mevkili taşınmazların feragatten reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu yerin miras ve taksim yoluyla davacıya isabet ettiği, davacının bağımsız olarak 20 yıldan fazla süreyle koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğu yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiğine, kültür arazisi niteliğinde bulunduğu ziraatçı bilirkişi tarafından açıklandığına ve uyuşmazlığın niteliğine göre yasal ilanlar ve incelemeler yapıldığına göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ormancı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde Orman kadastrosunun yapılmadığı, dava konusu yerin kısmen orman sayılmayan kısmen de orman sayılan yerlerden olduğunu açıklamıştır. Yapılan incelemeler ve belirlemelere göre tescil konusu taşınmazların içinde yer yer meşelik alanlar bulunmaktadır. Mahkemece taşınmazın kısmen orman sayılan kısmen de orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Bu durumda taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının sağlıklı olarak araştırılması gerekmektedir. Taşınmazın bulunduğu yerde yetkili orman kadastro komisyonlarınca orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı, orman idaresinden sorulmamıştır. Orman incelemesi yapıldığına göre TMK. nun 713/3. maddesi hükmü uyarınca ilgisi yönünden davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi, yargılamaya girildiği takdirde savunma ve delillerinin sorulması, taşınmazın bulunduğu yerde orman sınırlama çalışmalarının yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa buna ait belgelerin eksiksiz olarak getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra dava konusu yerin orman sayılan yerlerden bulunup bulunmadığının ormancı bilirkişi aracılığıyla yöntemine uygun bir biçimde araştırılıp belirlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy