(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 258, 259)
Dava: M. Yalman ile Ö. Madencilik A.Ş. aralarındaki elatmanın önlenmesi ve zararın def'i davasının reddine dair Ermenek Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.10.2004 gün ve 36/273 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazına, davalı şirket tarafından yapılan müdahalenin önlenilmesine, zararın def'ine, taşınmazın eski hale getirilmesine ve bilirkişilerce tespit edilecek miktarın tazminat olarak davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket temsilcisi, 12.4.2004 günlü cevap dilekçelerinde, sel felaketi nedeniyle kömür ocaklarına sel sularının basması sonucu davacının taşınmazında 150 m boyunda 1 m genişliğinde kanal açtıklarını, olayın doğru olduğunu, sel suları normale döndükten sonra taşınmazı eski hale getireceklerini, herhangi bir zorlama sonucu yapılmadığını karara saygı duyduklarını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK. nun 683. maddesi gereğince açılan ayni hakka dayalı müdahalenin önlenilmesine, taşınmazın eski hale getirilmesine ve zararın tahsiline ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı şirketin 150 m. uzunluğunda ve tahminen 1,5 m genişliğinde taşınmazının ortasından geçmek suretiyle bir kanal açtığını, açılan kanal nedeniyle dereyle taşınmazı arasında 2 m yükseklikte bir kot farkı meydana getirmiş olması nedeniyle zeminde bulunan ağaçlarını sulamaktan yoksun kaldığını, su arkının çalışmaz hale geldiğini, ayrıca taşınmazın altında kömür ocakları bulunması nedeniyle yer yer çökmeler meydana geldiğini, elma fidanlarının kuruduğunu, bu nedenlerle zararının doğduğunu açıklamıştır. Davacının ileri sürdüğü iddialar mahkemece araştırılıp belirlenmemiştir. Bu bakımdan ret gerekçesi yasal dayanaktan yoksundur. Davalı taraf gerek cevap dilekçelerinde ve gerekse yapılan keşif ve yargılama oturumlarında temsilcinin tutanağa geçen beyanlarında; davacının taşınmazının içinden sel felaketi nedeniyle kanal açtıklarını açıkça kabul etmişlerdir. Dinlenen yerel bilirkişilerde olayı doğrulamışlardır. En azından toplanan bu deliller karşısında müdahalenin önlenmesi davasının kabulüne karar verilmesi gerekirdi. Davalı şirketin taşınmazı eski hale getireceğiz, kasten ve zorlama sonucu yapmadık şeklindeki savunmaları davanın reddine gerekçe olamaz. Bu konuda taraflar arasında yapılmış bağlayıcı bir anlaşma da bulunmamaktadır. Davalının verdiği eylemli durum nedeniyle davacının herhangi bir zararının doğup doğmadığı konusunda ise, hiç bir araştırma ve incelemenin yapılmadığı gözlenmiştir. Keşifte dinlenen uzman inşaat bilirkişisi A. Koç 13.10.2004 günlü raporunda kazı bedelini hesaplamıştır. Bu tespit, davacının zararını göstermekten uzaktır. Daha önce elma bahçesinin sulanması için var olan sulama arkının kullanılmayacak hale geldiği teknik bilirkişi A. H. Aksu ve uzman bilirkişi ziraat teknisyeni S. Şahin'in raporlarıyla da doğrulanmıştır.
Saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında davalının sebebiyet verdiği eylemler nedeniyle davacının herhangi bir zararının doğup doğmadığının uzman bilirkişiler vasıtasıyla araştırılıp belirlenmesi, bu konuda yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK. nun 258 ve 259. maddeleri gereğince keşifte dinlenmelerinin sağlanması, zararın ne şekilde meydana geldiği ve neden kaynaklandığı sebep ve sonuç ilişkisi esas alınarak bu husus üzerinde durulması, uzman bilirkişilerden zararı gösteren gerekçeli raporun alınması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11, 20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy