(4721 S. K. m. 718, 737) (743 S. K. m. 639)
Dava: M. ile H. ve Ş. aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair N. 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.03.2005 gün ve 79/78 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.09.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden M. vekili Avukat N. ve karşı taraftan davalılar vekili Avukat A. geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, tapunun 28.09.1993 tarih 2 sıra numarasında kayıtlı 1136 m2 yüzölçümündeki taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, davalıların taşınmazın güneyinde bulunan A.nın yerinin zilyedi olduklarını, davalıların müvekkiline ait taşınmazın altından izinsiz su arkı geçirdiklerini, bu esnada bahçe duvarını yıktıklarını, müşterek yola hayvan pisliği attıklarını, davacıya ait bahçedeki havuzun su arkını ve eski yatağını kapattıklarını, davalıların evlerinin çatısını davacının tarafına uzatarak yapmış oldukları taşkın inşaat ile zarar verdiklerini, davacı ve davalıların murislerinin birlikte açıp kullandıkları yolu davalıların beton direkler üzerine çıkma yaparak kapattıklarını ayrıca, binalarındaki yağmur olukları ve evin arkasındaki yağmur sularını davacının taşınmazına doğru yönlendirmek suretiyle davacının evine, çatı ve duvarlarına zarar verdiklerini açıklayarak haksız müdahalelerinin önlenmesini, yapılan inşaatların yıkılmasını, su arkının eski hale getirilmesini, yağmur olukları nedeniyle davacının evindeki zararın tespiti ve diğer kalemlerle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 250 milyon TL. maddi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasını istemiştir.
Davalılar vekili, davacının su arkını Köy Hizmetlerinin yapıp mevcut duvarı yıktığını, davacının bahsettiği yolun kadim yol olmadığını, ev inşaatı sebebiyle geçici süreyle bırakıldığını, davacının geçiş yoluna başkaca engel olmadıklarını, diğer isteklerinde yerinde olmadığını açıklayıp davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre, davacının iddia ettiği yolun kadim yol olmadığı, davalıların rızasıyla davacı tarafından zaman zaman kullanıldığı, davacıların tapusunun MK.nun 639. maddesine göre açılan tescil davası sonucunda tapuya tescil edildiği, tescile esas krokide yol bulunmadığı, dava konusu yerde Köy Hizmetleri İdaresince köy şebeke suyu döşenmesi sırasında davacıya ait arazideki duvarların yıkıldığı, davalıların davacıya ait taşınmaza davadaki bu istek kalemleri bakımından müdahalelerinin bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu kısmının ONANMASINA,
Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; TMK.nun 737. maddesi hükmüne göre, herkes taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. İnşaat mühendisi bilirkişi, davalının evinin çatı kısmında bulunan yağmur oluklarının davacının çatısına aktığını, buradan akan sularında davacıların bahçesine ve binasına dökülerek zarar verdiğini belirterek zararın önlenmesi için, davalının bahçesindeki kısma ters meyil verilerek kendi arazisi içinde yağmur suyunun tahliyesinin sağlanması gerektiğini raporunda açıklamıştır. Mahkemece, bilirkişinin raporundaki bu açıklamalara değer verilmemiş, isteğin tamamı hakkında davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, TMK.nun 718. maddesi hükmüne göre arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. TMK.nun 718. maddesindeki açıklamalardan anlaşılacağı üzere davalının yapacağı inşaatın çatısının davacıya ait arsaya doğru taşmaması gerekir. Davacı vekili davalının yapmış olduğu inşaatın saçağını kendisine ait taşınmaza taşırarak müdahalede bulunduğunu, bu durumun ilerde inşaat yapmasına engel olacağını açıklamış olmasına rağmen, mahkemece bu konuda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamış bilirkişilerden görüş alınmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 20.9.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy