(2942 S. K. m. 18)
Dava: Hrisanti ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Gökçeada Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.03.2005 gün ve 97/37 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki nedenine dayanarak 278 ada 23 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince taşınmazın Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 24.05.2002 gün ve 1016 sayılı kararı ile belirlenen sit haritalarına göre 3.derecede doğal sit alanı içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya arasında bulunan davacı vekili tarafından Gökçeada Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğüne verilen 14.11.2004 havale tarihli dilekçenin altına Yazı İşleri Müdürlüğünce verilen açıklamada Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 24.05.2002 gün ve 1016 sayılı kararının iptali için davacı Mustafa Özgürbacak vekilinin Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla Bursa İdare Mahkemesine 08.11.2004 tarihinde açtığı davaya ilişkin dilekçenin mahkemesine gönderildiği yazılmıştır. Davacı vekili idare mahkemesine açılan davanın sonucunun beklenilmesini, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulmasını istemiş ise de, mahkemece davacı vekilinin isteği reddedilmek suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararının iptali için idari yargı yerine dava açıldığı ileri sürüldüğüne göre bu husus gözönünde tutularak sonucunun beklenmesi gerekir. Zira idare mahkemesince Koruma Kurulu kararının iptaline karar verilmesi halinde davacının bundan yararlanması sonucu ortaya çıkabilir. Mahkemenin bu hususu beklemeden yazılı şekilde davanın reddine karar vermiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 17.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy