(3402 S. K. m. 12, 14)
Dava: Feridun Sözen (dava sırasında ölümü ile mirasçıları Hamiyet Sözen ve Fernur Sözen) ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Çanakkele-Ayvacık Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 13.10.2004 gün ve 50/393 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 116 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin mübadil Rumlardan Hazineye kalan yerlerden olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
424 m2 yüz ölçüme sahip dava konusu parselin kadastro tutanağında mübadil Rumlardan Hazine'ye intikal eden yerlerden olduğunun muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine 27.8.1986 tarihinde zeytinlik niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, İlhami Köymen ve arkadaşlarının itirazının komisyonca reddedilmesi üzerine, süresinde Ayvacık Kadastro Mahkemesine açılan tespite itiraz davası sonunda 21.12.1993 gün, 14/83 esas ve karar sayılı hükümle davanın reddine, dava konusu parselin komisyon kararında açıklandığı gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm 04.03.1994 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı görülmekte olan dava ile, dava konusu taşınmazın Samahat Güleli'nin 1960 yılında Cemal Şahin'e, onunda 1962 yılında vekil edenine satıp devrettiğini ileri sürmüş, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmazın mübadil Rumlar'dan kaldığı hususunda bilgilerinin bulunmadığını, ilk satıcı Samahat'ın miras bırakanlarına iskan yoluyla verilen bu yerin tespit tarihine kadar davacı ve satıcıları tarafından 20 yıldan fazla süreyle tasarrufta bulunduğunu bildirmeleri üzerine mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kadastro tutanağında açıklandığı üzere, intikal kanunları uyarınca mübadil Rumlar'dan Hazineye kalan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Somut olayda, taşınmazın mübadil Rumlar'dan kaldığına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanak belgelere göre de bu yerlerde Hazineye intikal eden yerlerden değildir. Tüm bu açıklamalar göz önünde tutularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 23.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy