(3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: İ.l Dilek ile R. Dilek ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Balıkesir 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 02.02.2005 gün ve 1029/9 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.10.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. N. Kocabay geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, miras ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedenine dayanarak davalıların miras bırakanı adına kayıtlı 172 ada 56 parselin bir bölümünün iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili ile davalı Ö.Dilek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava dışı aynı ada 57 ve 58 parsellere uygulanan vergi kaydının Kuzey ve Batı sınırlarının mera okuması, vergi kayıt miktarı kadar yerin davacı ile kardeşi adına tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1937 tarih 299 tahrirli vergi kaydı mükellefinin 1950 yılında T. Dilek'e sattığı, bu kişi tarafından ölene kadar tasarruf edildiği, ancak mirasçılık belgesi ve nüfus kayıtları sunulmadığı belirtilerek 09.09.1993 de yapılan kadastroda dava konusu 56 parsel tarla niteliği ile 7000 m2 olarak davalıların miras bırakanı T. Dilek adına tespit ve tescil edilmiştir. Kadastroda uygulanan vergi kaydının miktarı kadar yer uyuşmazlık konusu 56 parsel ile tespit edilmiştir.
Yerel bilirkişi ve tanıklar, davacının tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşan zilyetliğini açıklamışlarsa da ziraat bilirkişisi N. Boyuer dava konusu 56 parselin tamamı için düzenlediği 13.12.2004 tarihli raporunda, yüzeyinde ekim-dikim ve tarım aletlerinin kullanılmasını kısıtlayan ana kaya çıkıntılarının bulunduğunu, taşlı-kayalı arazi yapısında olduğunu, tarım yapılmaya elverişli olmayıp tarıma elverişli hale getirmek için oldukça fazla masraf ve emek sarf etmek gerektiğini belirtmiştir. Ayrıntılı ve gerekçeli uzman raporu karşısında yerel bilirkişi ve tanıkların ifadelerine değer verilmemiş olması doğrudur. Mahkemece gerekçede yanılgıya düşülerek davacı ve kardeşi adına tespit ve tescil edilen bitişik dava dışı 57 ve 58 parsellere uygulanan vergi kaydının batı ve kuzey sınırlarının mera okunduğu belirtmiş ise de dosya arasında bulunan 1937 tarih 300 tahrir numaralı vergi kaydına göre bu husus doğru değildir. Yukarıdaki açıklamalar karşısında, ret kararı sonucu itibarıyla doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy