(4721 S. K. m. 713)
Dava: Fevzi Özgür ile Naciye Seyran Şeren ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Üsküdar 4. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 23.03.2005 gün ve 71/96 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Naciye Seyran Şeren ve müşterekleri vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 914 ada 23 parselin 96/288 pay sahibi Mehmet İzzettin'in uzun yıllar önce öldüğünü, tapu kaydının intikal görmediğini, vekil edeni tarafından 20 yıldan fazla süreyle koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğunu, dava konusu payların TMK. nun 713/2. maddesi uyarınca hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, kayıt malikinin mirasçılarından Ayşe'nin payı dışındaki diğer payların mirasçıları adına intikal gördüğünü, davacının iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu payları kapsayan 914 ada 23 parselin tapu kaydında, 96/288 payın davalıların miras bırakanı Mehmet İzzettin, uyuşmazlık konusu olmayan diğer paylarında davada taraf durumunu almayan üçüncü kişiler adına 10.01.1953 yılında kadastro yoluyla tapuya tescil edildiği, Mehmet İzzettin payının intikal görmediği, tapu kaydının nev'i bölümünde (Fazlıullah Paşa Vakfından mukataalı 192/88 hissesi mülktür) şerhi verilmiştir.
Mahkemece, uyuşmazlık konusu payların kayıt maliki Mehmet İzzettin'in 1908 yılından önce öldüğü, kadastro üzerine oluşturulan tapu kaydının intikal görmediği, kazanma koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Az öncede açıklandığı üzere dava konusu taşınmaz Fazlıullah Paşa Vakfından mukataalı olan bir yerdir. Bu tür uyuşmazlıklarda davanın ilgisi yönünden uyuşmazlık konusu payların kayıt malikinin mirasçıları yanında Vakıflar Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi, taşınmazın türünün belirlenmesi, 2762 sayılı Vakıflar Kanunu hükümleri uyarınca tasfiyeye tabi tutulup tutulmadığı, kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilecek yerlerden bulunup bulunmadığının araştırılıp belirlenmesi, ondan sonra işin esası hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Açıklanan esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Naciye Seyran Şeren ve arkadaşları vekili Av. Mehmet Durmuş'un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 1438,00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy