(4721 S. K. m. 713) (2863 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Mustafa Kürşat Alnıaçık ile Hazine ve Balabanlı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Çanakkale/Ayvacık Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 23.03.2005 gün ve 185/85 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, tescil konusu taşınmaz bölümlerinin zilyetlik yoluyla edinilemeyecek Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orta malı mer'a olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, teknik bilirkişinin düzenlediği krokide belirtilen 586,32 ve 112,84 m2 taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın TMK. nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Davalı Hazine vekili, tescili istenilen yerin orta malı mer'a olduğunu savunmuştur. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, bu tür uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların bu yerden yararlanmayan komşu köyler halkı arasından seçilip dinlenilmesi gerekir. Yerel bilirkişi ve tanıkların Balabanlı Köyü'nden seçilip dinlenilmeleri doğru değildir. Diğer yönden, mahkemece 2863 sayılı Kanun hükümleri uyarınca araştırma yapılmış ve taşınmazın sit alanı dışında kaldığı belirlenmiş ise de, getirtilen belgeler Ayvacık İlçesiyle ilgili olmayıp, Ayvalık İlçesi içinde bulunan başka yerlere ait olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar göz önünde tutularak taraflara komşu köyler halkı arasından yerel bilirkişi ve tanık göstermek üzere süre ve imkan tanınması, taşınmazın 2863 sayılı Kanunla olan ilgisinin belirlenmesi yönünden bu yere ait belgelerin Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan istenilmesi, ondan sonra yerel, teknik ve arkeolog bilirkişiler aracılığıyla yerinde keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın niteliği, mer'a değil ise davacı ve satıcılarının zilyetliğinin başlangıcı ve sürecinin kendilerinden sorulması, arkeolog uzman bilirkişiden gerekçeli rapor alınması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy