(4721 S. K. m. 713, 996) (3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 258, 259)
Dava: Nevruz Aslan ile Hazine, Bozyiğit Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Arpaçay Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.11.2004 gün ve 84/174 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazı 21.6.1976 tarihinde Abdullah Öztürk'ten satın aldığını, 27 yılı aşkın bir süreden beri zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu açıklayarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, temyiz dilekçesinde ise, taşınmazın mer'aya sınır teşkil edip etmediği, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılmasını istemiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliğini temsilen köy muhtarı, keşif yerinde gösterdiği eski köy yolunun batısında kalan ve tescili istenilen kısmın köy mer'ası olduğunu belirterek bu yerle ilgili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde sınırlarını gösterdiği 19.650 m2'lik yer hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, 21.6.1976 tarihli noterde yapılan zilyetlik devir senedi ve eklemeli zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan tescil davasıdır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına ve kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğine göre aşağıda belirtilen husus dışında kalan Hazinenin temyiz itirazları yerinde bulunmadığından REDDİNE,
Davalı köyü temsilen köy muhtarı, taşınmazın batısında köy mer'asının bulunduğunu, Hazine temsilcisi ise temyiz dilekçesinde taşınmazın mer'a, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle ilgisi bulunup bulunmadığının araştırılmasını istediği halde, mahkemece, kadim mer'a hususu üzerinde durulmamıştır. Anılan köye ait tahsisli mer'a kayıtlarının bulunmadığı mahkemece yapılan araştırmada anlaşılmıştır. Bu bakımdan öncelikle uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu köye ait tahsisli mer'a kayıtlarının ve haritasının olup olmadığının İl Özel İdare Müdürlüğü, ilçe Özel İdare Müdürlüğü, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulması, varsa bu kayıtlar ve belgeler getirtilerek dosya arasına konulması, teknik ve yerel bilirkişiler ile tanıklar vasıtasıyla zemine uygulanması, taşınmazın kadim veya tahsisli mer'a kayıtları kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, şayet tahsisli mer'a kayıtları kapsamında kalan yerlerden değilse, bu taktirde dava konusu yerin kadim mer'adan elde edilen yerlerden olup olmadığı hususunun yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulması, yerel bilirkişi ve tanıkların mer'adan yararı bulunmayan komşu köyler halkı arasında seçilerek HUMK. nun 258 ve 259. maddeleri gereğince keşifte dinlenmelerinin sağlanması, uzman bilirkişi ziraat mühendisinden taşınmaz ve çevresi toprak yapısı itibariyle incelenerek tescili istenen taşınmaz bölümünün kadim mer'adan elde edilen yerlerden olup olmadığı konusunda gerekçeli ve denetime açık rapor sunulmasının istenilmesi, taşınmazın niteliğinin kesin olarak saptanmasına çalışılması, ondan sonra toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulüyle açıklanan nedenlerle hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy