(4721 S. K. m. 640, 701, 702) (1086 S. K. m. 38, 43)
Dava ve Karar: A. ile S. ve Tapu Sicil Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Bor Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 23.11.2004 gün ve 63/382 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
M. miras ortaklığının temsilcisi A. vekili, miras yoluyla intikale dayanarak 158 ada i parselin davalı S. üzerindeki tapu kaydının iptaliyle tüm mirasçılar dına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı S. vekili, dava konusu yerin kendisine ait olduğunu davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, M. mirasçılarından bir bölümünün miras ortaklığının temsilcisi A'nın atanmasına onay vermedikleri, bu nedenle temsilcinin sıfatının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, miras ortaklığının temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapu kaydına göre 158 ada 1 parsel senetsizden kadastro yoluyla davalı S. adına tespit ve tescil edilmiştir. Dava mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Bu tür uyuşmazlıklarda davanın kayıt "malikine karşı açılması yeterli olup ilgisi bulunmayan Tapu Sicil Müdürlüğü'nün davalı olarak gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Tapu Sicil Müdürlüğü hakkındaki davanın sıfat yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de hüküm redde ilişkin olup Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden sonucu itibariyle doğru görülmüştür.
İşin esasına gelince; M. miras ortaklığının temsilcisi vekili, miras sebebine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dosya arasındaki mirasçılık belgesine göre 20.05.1961 tarihinde ölen M'nin mirasçı olarak temsilci A. ile M., İ., M.Ö. ve N'yi mirasçı bıraktığı, mirasçılardan A'nın diğer mirasçıları davalı göstermek suretiyle Bor Sulh Hukuk Mahkemesi'ne açmış olduğu miras ortaklığına temsilci tayini davasının sonunda, 22.04.2004 gün ve 111/157 sayılı hükümle temsilci olarak atanmış, hüküm taraflara tebliğ edilmek suretiyle temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Miras bırakan M'nin ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. TMK'nun 701 ve 702. maddeleri hükümlerine göre elbirliği mülkiyette ortakların birlikte hareket etmeleri gerekir. Tapu iptali ve tescil davası işlemi tasarrufi bir işlem olup tüm mirasçılar tarafından açılması gerekir. Dosya içeriğine göre bir kısım mirasçıların karşı koyması nedeniyle TMK'nun 640. maddesi hükmü uyarınca miras ortaklığına temsilci atanmış, kesinleşen hüküm üzerine temsilci atandığı vekil marifetiyle görülmekte olan davayı açmış ve yürütmüştür. Açıklandığı üzere elbirliği mülkiyet nedeniyle zorunlu olan dava koşulu yerine getirilmiştir. Miras ortaklığına temsilcinin atanmasına, bir kısım mirasçıların karşı koyması davanın görülmesine engel değildir. Bu nedenlerle mahkemenin red gerekçesi yerinde görülmemiştir. İddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: M. miras ortaklığı temsilcisi vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20.- YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 15.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy