(4721 S. K. m. 713/1) (2565 S. K. m. 17)
Dava: İbrahim D. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Midyat Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.12.2004 gün ve 199/330 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak Hazine üzerindeki 103 ada 32 ve 36 parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen de reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 103 ada 32 ve 36 parsellerin bir bölümünün yasak bölge içerisinde kaldığı 10.12.2004 tarihli teknik bilirkişi rapor ve krokisinde açıklanmış, davalı Hazine vekili de 13.03.2002 tarihli yargılama oturumunda askeri yasak bölge kapsamında kalan yerler olduğunu savunmuştur. Mahkemece bu hususta araştırma ve inceleme yapılmadan, kadastro tespitinden önceki kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.18.12.1981 tarih ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Hakkındaki Kanunun 17. maddesi hükmüne göre; Bölge içindeki taşınmaz mallar kamulaştırılır. Kara sınır hattı boyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasak bölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunlu değildir.
Herhangi bir taşınmaz kamulaştırılmakla kamu malı niteliğini kazanacağından dava konusu yerin askeri yasak bölge niteliği ile anılan madde uyarınca kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı ve kamulaştırılmış ise kamulaştırma tarihinin, kamulaştırılmamış ise yasak bölge içerisine alınma tarihinin Milli Savunma Bakanlığından sorularak tespiti gerekir. Dava konusu taşınmazlar kamulaştırılmış ise kamulaştırılma tarihi ile zilyetliğin başladığı, kamulaştırılmamış ise yasak bölge içerisine alındığı tarih ile zilyedliğin başladığı tarih arasında TMK. nun 713/1. maddesinde belirtilen kazanma koşulları davacı yararına oluşmuş ise, bu durumda yasak bölge içerisinde kalan taşınmazların mülkiyetinin tespitine karar verilebilir. Mahkemece bu yönde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy