(4721 S. K. m. 706, 724) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Davacı-karşı davalı Nazmi Büyükarslan ile davalı-karşı davacı İrfan Söyler aralarındaki el atmanın önlenilmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Manavgat 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.07.2004 gün ve 197/490 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı İrfan Söyler vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.12.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden İrfan söyler vekili Avukat Mehmet Sürer ve karşı taraftan Nazmi Büyükarslan vekili Avukat Levent Kanat geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı Nazmi Büyükarslan vekili, öncesi 838 parsel olan vekil edeni adına tapuda kayıtlı dava konusu 307 ada 2 ve 308 ada 2 parsellerin üzerindeki binayı davalı İrfan Söyler'in kullandığını, ağaçların ürünlerini topladığını belirterek el atmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı-karşı davacı İrfan Söyler vekili, el atmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmesini, birleştirilen dava dosyasında, vekil edeninin taşınmazları 1989-1990 yıllarında üçüncü kişiden haricen satın alıp zilyet olduğunu, üzerine ev yapıp ağaç diktiğini belirterek kazandırıcı zamanaşımı ile bu isteği yerinde görülmezse muhtesatın değerinin arz değerinden fazla olduğunu belirterek TMK. nun 724. maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı-davalı Nazmi'nin el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, davalı- davacı İrfan'ın tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı-davacı İrfan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın öncesi olan 838 parselin tamamı 29.12.1977 tarihinde satış yolu ile dava dışı Ümmüyurdanur Sarı adına tescil edilmiş, 14.11.1994 tarihinde 245/2400 payı davacı-davalı Nazmi'ye satılmıştır. Kalan 2155/2400 payın 11.06.1996 tarihinde davalı davacı İrfan'a satılması üzerine, Nazmi'nin açtığı önalım davasının yargılaması sonunda Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 03.06.1999 gün 188/336 esas ve karar sayılı hüküm davanın kabulüne, davalı İrfan üzerindeki paylara ait tapu kaydının iptal edilerek tamamının Nazmi adına tesciline karar verilmiş, kesinleşerek 27.09.2000 tarihinde tamamı davacı-davalı Nazmi adına tescil edilmiştir. Sonradan bölgede yapılan imar uygulaması sonucu dava konusu taşınmazların 307 ada 2 ve 308 ada 2 parsel içinde kaldığı belirtilmiştir.
Taşınmazların bulunduğu yerde yapılan keşiflerde dinlenen tanıklar, davalı-davacı İrfan'ın dava konusu taşınmazları 15 yıl önce Ahmet Sarı'nın eşinden satın aldığını, üzerine ev yapıp ağaç dikmek suretiyle zilyet olduğunu belirtmişlerdir. Tapu dışı satışın yapıldığı tarihte dava konusu taşınmaz tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazın tapu dışı satışı Türk Medeni Kanunu'nun 706, Borçlar Kanunu'nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri hükümleri karşısında geçersizdir. Böyle bir satış tapu dışı satın ve devralan kişiye herhangi bir hak bahşetmez. Mahkemece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna uygundur.
Davalı-davacı İrfan'ın, TMK. nun 724. maddesi uyarınca iptal ve tescil isteğine gelince; inşaat bilirkişisi Veli Koca, 29.3.2002 tarihli raporunda dava tarihi itibarıyla zeminin değerinin 83.453.000.000 TL, üzerindeki muhdesatın değerinin 62.440.162.500 TL olduğunu belirtmiştir. Açıklandığı gibi üzerindeki muhdesatın değeri arzın değerinden fazla değildir. Bu nedenle davalı-davacı İrfan'ın anılan madde uyarınca tescil isteği de yerine görülmediğinden verilen ret kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı-davacı İrfan, lehine hapis hakkı tanınmasını istemiş ise de; az yukarıda açıklandığı gibi uyuşmazlık konusu taşınmazları dava dışı kişiden satın almış olup, davacı-davalı Nazmi aleyhine hapis hakkının tanınması doğru olmaz. İrfan'ın bu isteğinin de yerine görülmemesi yerindedir.
Sonuç: Açıklanan gerekçelerle, davalı davacı İrfan Söyler vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 450 YTL. Avukatlık ücretinin davalı-karşı davacı İrfan Söyler'den alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davacı-karşı davalı Nazmi Büyükarslan'a verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 1.751,37 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 6.854,13 YTL'nın temyiz edenden alınmasına 06.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy