(3402 S. K. m. 14, 17) (4721 S. K. m. 713)
Dava: M. ve müşterekleri ile Hazine, K. Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Orta-Çankırı Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 13.11.2003 gün ve 124/167 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak Hazine üzerindeki 196 ada 1 parselin 350 m2'lik bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile adına tescilini, ayrıca miras bırakanı adına tapuda kayıtlı 202 ada 1 parselin bitişiğinde kadastroca tespit dışı bırakılmış olan 24 m2 yüzölçümündeki taşınmazın adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlardan 196 ada 1 parselin kadastro tutanağına göre; A. adına vergide kayıtlı ve onun tasarruf ve zilyetliğinde iken Hazine tarafından 1982 yılında kamulaştırılarak üzerine lojman yapıldığı ve halen de lojman olarak kullanıldığı açıklanmak suretiyle 10.09.1990 tarihinde Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Davacının 1982 yılında kamu hizmetine tahsis edilmek üzere kamulaştırılan ve üzerine iki adet lojman yapılarak kullanılmakta olan taşınmazın bir bölümünü 15.08.1986 tarihinde M. mirasçılarından satın alması hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz. Mahkemece 15.08.1986 tarihli satış senedinin uyuşmazlık konusu yeri kapsadığı ve davacının zilyetliğinde bulunduğu yönündeki yerel bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilerek iptal ve tescile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Dava konusu 202 ada 1 parselin sınırında yer alan ve kadastroca tespit dışı bırakılan taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 202 ada 1 parselin kadastro tespiti davacının miras bırakanı N. adına 12.09.1990'da yapılmış ve dava konusu yer, paftasında boşluk olarak gösterilmiştir. Böyle bir yerin TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tesciline karar verilebilmesi için Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre haritasında boşluk olarak gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekmektedir. Somut olayda dava konusu taşınmaz 12.09.1990 tarihinde paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle belirtilmiştir. O tarihten 25.07.2001 dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşulları geçmemiştir. Tespit dışı bırakılan yer hakkındaki davanın da bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy