(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Mümin Yılmaz mirasçıları Ethem Y. ve müşterekleri ile Hazine ve Bağcılar Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının reddine dair Bağcılar 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 10.05.2005 gün 66/220 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 40 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı tapusuz taşınmazın vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine ve Belediye vekilleri, tescil konusu taşınmazın imar planında yol ve park alanında kaldığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava dilekçesindeki açıklamalara göre dava tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Bu tür uyuşmazlıklarda izlenecek yol TMK. nun 713 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde gösterilmiştir. Öncelikle taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının, bu yerden kadastro geçmiş ise tespit dışı bırakılan yerlerden bulunup bulunmadığının sorulup belirlenmesi, ondan sonra tespit dışı bırakılan tapusuz bir yer ise yukarıda anılan maddeler uyarınca araştırma ve inceleme yapılması gerekir. Mahkemece bu hususlar araştırılmadan ve maddi olaylardan olan zilyetlik olgusu hakkında yerel bilirkişi ve tanıkların bilgisine başvurulmadan, bilirkişi kurulunun düzenlediği rapordaki açıklamalara dayanılarak davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Mahkemece nazara alınan bilirkişi heyetinin 17.11.2004 günlü rapor ve 21.02.2005 günlü raporlara davacıların dayandığı herhangi bir tapu tahsis belgesi bulunmadığı, kamuya tahsis edilen yol ve park alanında kaldığı, kazanma koşullarının oluşmadığı ve tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren 10 yıl geçmeden tescil talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Tescil konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği, buna dayanılarak herhangi bir tespit ve sınırlama yapılmadığı için 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinin uygulanması söz konusu olmaz. Yapılan incelemeye göre dava konusu taşınmazın imar planı içerisinde park ve yol alanında kaldığı belirlenmiş olup, bu durumda kazanma koşullarının yöntemine uygun bir biçimde araştırılıp belirlenmesi, imar planında yol ve park alanına ayrıldığı tarihe kadar kazanma koşulları geçmiş ise o taktirde mülkiyetinin tespitine karar verilmesi gerekir. Az öncede açıklandığı üzere kazanma koşulları yönünden yerel bilirkişi ve tanıklar dinlenmeden uyuşmazlığın niteliğine göre yasal incelemeler yapılmadan bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy