(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Abdurahim A
.. ile Hazine ve Başhan Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Bismil Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.12.2004 gün ve 288/887 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, vekil edeni tarafından taşları temizlenmek suretiyle tarla haline getirilen tescile konu taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 23.4.2004 günlü krokide (a) harfi ile gösterilen 49500 m2 ve (b) ile gösterilen 18200 m2 miktarındaki taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazlar, komşu parsel tutanakları ve paftaya göre 1978 yılında kıraç olarak tespit harici bırakılan yerlerdir. Mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazın 25 - 30 yıldır taşları temizlenip mevcut haliyle davacı tarafından kullanıldığını bildirmişlerdir. Dosya içerisindeki Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/52 Değişik İş dosyasında dinlenen mahalli bilirkişi Sadık A
.. ile tanık Salih A
"dava konusu taşınmazları davacıdan önce babaları ve dedelerinin ektiğini ve kendilerinin her yıl biraz daha genişlettiklerini" söylemişlerdir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesine göre imar ihya yoluyla bir taşınmazın kazanılabilmesi için imar-ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık sürenin geçmesi gerekmektedir. Değişik iş dosyasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar tarafından taşınmazların her yıl biraz daha genişletildikleri ve davacı tarafından kullanıldığı söylendiğine göre; mahkemece yapılacak iş davacının taşınmazların içindeki taşları hangi tarihte temizlediğini ve bu imar-ihya işleminin hangi tarihte tamamlandığını ve taşınmazın imar-ihyanın tamamlandığı tarihteki miktarının ne olduğunu şahitlerden sorup bu yerleri fen memurunun hazırladığı krokide belirlemek, imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve TMK.nun 713. maddesinin aradığı olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolup dolmadığını tespit etmek ve sonucuna göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy