(3402 S. K. m. 14) (492 S. K. m. 13)
Dava: Cafer Bilgin ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Nazilli 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.06.2005 gün ve 173/222 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, vekil edeni adına tespit edilen 109 ada 8 parselle bir bütün olan taşınmazın 2837.14 m2'lik bölümünün 112 ada 5 parsel içerisinde Hazine adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak bu yere ait tapu kaydının iptali ile sınırında yer alan vekil edenine ait 112 ada 56 parselle birleştirilerek veya bağımsız olarak tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davacının taşınmazının genişlemeye elverişli dere ve yol sınırını içerdiğini, kazanılmaya elverişli yerlerden bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 112 ada 5 parselin 11.05.2005 günlü krokide mavi renkle gösterilen 2826.10 m2'lik bölümüne ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 18348 m2 yere ait kadastro tutanağında, 19.03.1991 gün ve 7 numaralı tapu kaydına dayanılarak çalılık niteliğiyle 17.12.1999 tarihinde Hazine adına, 11417 m2 yüzölçümlü dava dışı 8 parselde zilyetlikle 1938 tarih 271 tahrir numaralı vergi kaydına dayanılarak davacı adına tespit edilmiştir. Davacı vekili, vekil edeni adına tespit edilen 8 parselin doğusundan geçen yolun açılmasıyla dava konusu taşınmazın ortaya çıktığını ve Hazine adına 5 parselle birlikte zilyetliğini sürdürdüğünü ileri sürmüştür. 5 parsele uygulanan yukarıda tarihi ve sayısı yazılı Hazineye ait tapunun yüzölçümü 11723, davacının ilk satıcıları adına kayıtlı bulunan vergi kaydı da 1 hektar 40 ar yüzölçümündedir. Hazine ve davacı adına tespit edilen parseller tespit sırasında uygulanan tapu kaydı ve vergi kayıtlarından fazla yer yazılmış bulunmaktadır. Hazineye ait tapu kaydı dava konusu taşınmaz yönünü yol, davacının satıcıları adına kayıtlı 8 parsele uygulanan 271 tahrir numaralı vergi kaydının dava konusu taşınmaz yönünü mer'a olarak göstermektedir. Mer'a sınırı kural olarak değiştirmeye ve genişletmeye elverişli sınırlardan sayılır. Böyle bir sınırı içeren vergi kaydı miktarıyla geçerlidir. Her ne kadar Hazineye ait dayanak tapu kaydında yazılı miktardan fazla yer adına tespit edilmiş ise de, Hazine tapusu sabit ve irtibatlı sınırları içermektedir. Paftaya göre dava konusu taşınmazın çevresinde eylemli olarak mer'a yok ise de, civar parsellere uygulanan vergi kayıtları mer'a sınırını içermektedir. Vergi kaydında yazılı miktardan daha az yer tespit edilmiştir.
Mahkemece, vergi kaydı ve davacının zilyetliğine değer verilmek suretiyle dava konusu taşınmaz bölümünün 8 parsel olarak tespit edilen taşınmazla bir bütün olduğunun kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava konusu yerle birlikte 8 parselin miktarı vergi kaydında yazılı miktara ulaşmamaktadır. Tüm bu gerekçeler karşısında yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, kabul şekline göre, geriye kalan harcın davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi doğru değildir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 13. maddesi hükmüne göre Hazine harçtan muaftır. Dava kabul edildiğine ve Hazine harçtan muaf olduğuna göre ayrıca harç alınmasına gerek bulunmamaktadır.
Sonuç: Harcın Hazineye yükletilmiş olması doğru değil ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün ikinci bendinde yazılı ... karar ve ilam harcından peşin alınan 10.100.000 TL. harcın mahsubu ile bakiye 16.900.000 TL. harcın davalıdan tahsiline... cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, davalı Hazine vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 10.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy