(3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 1, 8)
Dava: Hasan Dinçer ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Bünyan Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 23.05.2005 gün ve 367/244 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, satınalma ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak Hazine üzerindeki 138 ada 105 parsel ile 163 ada 46, 47, 51, 53 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle 5 parça taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescil isteğine ilişkindir. Hüküm Sulh Mahkemesince verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesinin bakacağı dava ve işler HUMK. nun 8. maddesinde gösterilmiştir. Anılan maddenin 1. bendine göre miktar ve değeri 5.000.000.000. lirayı geçmeyen davalara Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılır. HUMK. nun 1. maddesinde de görev, dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise, görevli mahkemenin tespitinde, davanın açıldığı tarihteki değerin esas olduğu belirtilmiştir.
Davacı dilekçesinde uyuşmazlık konusu taşınmazların 900.000.000 lira değerinde olduğunu açıklamış, keşifte taşınmazların değeri hakkında yerel bilirkişilerin görüşüne başvurulmamıştır. Toplam 69.041 m2. yüzölçümündeki 5 parça taşınmazın davanın açıldığı 27.07.2004 tarihinde 900.000.000. lira değerinde olduğu günün ekonomik koşulları karşısında kabul edilemez. Dava dilekçesinde gösterilen değer taşınmazların gerçek değerini göstermekten uzaktır.
Hakim davacının dilekçede gösterdiği değerle bağlı değildir. Mahkemece kamu düzeni ile ilgili olan görev hususu belirlenmek üzere yeniden bilirkişi aracılığıyla uyuşmazlık konusu taşınmazların gerçek değerinin saptanması ve buna göre görev durumunun düşünülmesi gerekirken, bu yön gözönünde tutulmaksızın işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy