(4721 S. K. m. 713)
Dava: Hüseyin Telli, Abdurrahman Telli ve Mustafa Telli ile Hazine ve Kızla Köyü Tüzel Kişiliği, Osman kızı Emine, Şehmüslüm kızı Saliha aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.03.2005 gün ve 70/298 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 327 parselin 70/1440 pay sahibi Şeyh Müslüm kızı Saliha ve 72/1440 pay sahibi Osman kızı Emine'nin tanınmayan ve nüfus kayıtlarına rastlanılmayan kişiler olduğunu, vekil edenlerinin taşınmaza 20 yıldan fazla süre ile zilyet olduklarını, adı geçen kişilerin kayıtların intikal görmediğini, TMK. nun 713/2. maddesi uyarınca hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu payların maliklerinin kaçak ve yitik kişi olması ihtimali gözönünde tutularak gerekli araştırmanın yapılmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK. nun 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK. nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir denilmiştir.
Dava, mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bu tür uyuşmazlıklarda davanın kayıt maliki, ölü ise mirasçıları, ilgisi yönünden Hazineye karşı açılması yeterli olup ayrıca, köy tüzel kişiliğinin dava edilmesine gerek bulunmamaktadır. Köy hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, davalı köy tüzel kişiliğinin temyiz isteği bulunmadığından bu yön bozma sebebi yapılmamıştır.
Dava konusu payları kapsayan 327 parsele ait kadastro tutanağında, Nisan 1298 tarih 160 ve Şubat 1968 tarih ve 67 numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak 1298 payı Mustafa oğlu Eyüp Akrep geriye kalan paylarda yukarıda isimleri geçen kimseler adına 12.2.1975 tarihinde tespit edilmiş, beyanlar hanesinde kayıt maliki Müslüm kızı Saliha ve Osman kızı Emine'nin ölü olduğu, taşınmazın Vakıflarca mukataalı olduğu açıklanmıştır. Mahkemece, kayıt maliki Saliha ve Emine'nin tanınan ve bilinen kişiler olmadığı, adreslerinin tespit edilemediği, adı geçenlere ait payların hukuki değerini yitirdiği görüşünden hareketle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Dava dilekçesi pek açık olmamakla birlikte davacılar vekilinin TMK. nun 713/2. maddesinde yazılı ...maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan... sebebine dayanmıştır. Kadastro tutanağında uyuşmazlık konusu payların malikleri Saliha ve Emine'nin ölü olduğu açıklanmıştır. Diğer yönden tespit tapuya dayalı olarak yapılmış olup, tespit maliklerinin tapu kütüğünden anlaşılamayan kişiler olup olmadığının belirlenmesi bakımından dayanak tapu kayıtlarının eksiksiz olarak getirtilmesi, bunlara göre tapu kütüğünden anlaşılamayan kişiler olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan kişi ile kayıt malikinin adresinin, nüfus kaydına ait bilgilerinin temin edilememesi veya kendisine tebligat yapılamaması ayrı kavramlardır. Görülmekte olan davada dayanak Nisan 1298 tarih 160 numaralı tapu kaydı getirtilip yukarıda ki açıklamalar karşısında kayıt malikleri Saliha ve Emine'nin mevhum kişiler olup olmadığı araştırılıp belirlenmemiştir. Tüm bu açıklamalar gözönünde tutularak tarihi ve sayısı açıklanan tapu kaydının getirtilmesi, kaydın tesis ve tedavülü ve diğer kayıt maliklerindeki bilgilere göre maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan kişiler olup olmadığının araştırılması, tapu kaydındaki Vakıf şerhinin araştırılması, Vakıf bir taşınmaz ise 2762 sayılı Vakıflar Kanunun hükümleri uyarınca tasfiyeye tabi tutulup tutulmadığı ve halen vakıf taşınmazı niteliğinde ise böyle bir yerin kazanılmayacağının gözönünde tutulması, sonucuna göre hüküm kurulması, adı geçen kişiler tanınan ve bilinen kişiler ise dayanılan sebep gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2005 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy