(4721 S. K. m. 716) (3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 76)
Dava: Şükrü Kol ile İskender Aras ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Sultanbeyli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 02.11.2004 gün ve 607/1051 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde adresi belirtilen taşınmazının davalılarca sahte belgeler düzenlenerek satıldığını belirtmek suretiyle taşınmazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı İ.Aras vekili ile davalı R.Acar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Diğer davalılar, yargılama oturumlarına katılmamış, cevap ve delil bildirmemişlerdir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın Hazineye ait 1156 nolu parsel içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde dava konusu arsasının davalılarca sahte belgeler düzenlenerek satıldığını belirtmek suretiyle elatmanın önlenmesi isteğini bildirmiş, dilekçenin sonuç kısmında ise taşınmazın iptaline karar verilmesini istediğini açıklamıştır. Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 23.09.2004 günlü krokili raporda ise, dava konusu taşınmazın tümüyle Maliye Hazinesi adına kayıtlı 1156 nolu kadastral parsel içerisinde kaldığı belirtilmiştir. Mahkemece dava konusu yerin Hazineye ait parsel içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava ile ne istenildiğini, dayanak yapılan maddi olayları ve hukuki sebepleri açıklamak taraflara, uygulanması gereken hukuki kuralların tayin ve tespiti ise hakime aittir. Bu durumda, davacının isteğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması, asıl amaç ve isteğin tapu iptali ve tescil mi, elatmanın önlenmesi mi, yoksa zilyetliğin korunması mı olduğunun belirlenmesi gerekir. Zira, koşulları oluştuğu takdirde 3.kişiler adına tapuya kayıtlı yerler bakımından da taraflar zilyetliğin korunmasını isteyebilirler. Teknik bilirkişi raporunda, taşınmazın Hazine adına kayıtlı 1156 nolu parsel içerisinde kaldığı belirtildiği halde bu parsele ait tapu kayıt örneği de getirtilmemiştir. Bu nedenle, davacı isteğinin açıklığa kavuşturulması, 1156 nolu parsele ait tapu kayıt örneğinin getirtilip dosya arasına konulması, taraflara tüm delillerini, varsa tanıklarını bildirmeleri için süre ve imkan tanınması, yerel, teknik ve inşaat mühendisi uzman bilirkişiler aracılığıyla mahallinde keşif yapılması, ilgili tapu kaydı ile sözü edilen satış senetlerinin mahalline uygulanması, yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmaz başında dinlenilmesi, kendilerinden taşınmazın kimin zilyetliği ve kullanımında olduğu hususlarının ayrıntılı olarak sorulması, uzman bilirkişiden gerekçeli rapor alınması, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda yazılı 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy