(4721 S. K. m. 715)
Dava: Yusuf Kenan Erkılıç ile Hazine ve Alacaatlı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki dava hakkında Ankara 16. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.12.2004 tarih ve 798/547 sayılı hükmün Dairenin 08.04.2005 gün ve 2346/2836 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili tarafından Hazine ve Alacaatlı Köyü tüzel kişiliği aleyhine açılan tescil davasının kabulüne ilişkin hüküm Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairece onanmıştı. Davalı Hazine vekili süresinde vermiş olduğu karar düzeltme dilekçesiyle onama kararının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün bozulmasını istemiştir.
Dava miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastroca tespit dışı bırakılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Tescil konusu taşınmaz 1953 yılında ekilemez arazi niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Davacı vekili imar 3 ve ihya olgusuna dayanmamıştır. Yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu yerin daha önce boş olduğunu, 1965 yılında davacının üzerine ağıl yaptığını, 1993 yılında da eski yapıları yıkıp üzerine ev yaptığını, dava tarihine kadar koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğunu bildirmeleri üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak ekilemez arazi niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yer TMK. nun 715. maddesi kapsamında Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden sayılır. Böyle bir yer imar ve ihya edilmedikçe özel mülkiyet şeklinde kazanılması ve tapuya tescili mümkün olmaz. Ancak ihya ile başlayan zilyetlik kazanmayı sağlar. Az önce de açıklandığı üzere davacı vekili imar ve ihya'ya dayanmamıştır. Bu tür yerler üzerine ağıl veya benzeri tesisler yapmak ihya sayılmayacağı gibi kazanma da sağlamaz. Jeolog ve ziraatçı uzman bilirkişi tarafından ortaklaşa düzenlenen raporda tescil konusu taşınmazın zemininin kil ve sit taşı niteliğinde bulunduğunu, bazı yerlerinde kireç taşlarının yüzeye çıktığını, davacının üzerine kısmen ev yapmak ve kısmen de bahçe olarak kullanmak suretiyle tasarrufta bulunduğu bildirilmiştir. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre dava konusu yerin davacı tarafından kazanıldığının kabulü mümkün değildir. Taşınmazın niteliği gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı nitelendirme sonucu onanmış olduğu karar düzeltme isteği üzerine anlaşılmış olmaktadır. Yukarıdan beri yapılan açıklamalar ve dosya içeriği gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle Dairenin 8.4.2005 gün ve 2346/2836 esas ve karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan gerekçeler karşısında BOZULMASINA, 03.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy